Arapça Özlü Sözler

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Arapça Özlü Sözler bir araya getirdik. Arapça Özlü Sözler Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



الْحُرُّ عَبْدٌ إذَا طَمَعَ وَالْعَبْدُ حُرٌّ إذَا قَنَعَ
Sağlık, sağlıklı olanların başında bir taçtır. Onu ancak hastalar görür.
إحْذَرِ الْكَلْبَ الصَّامِتَ وَالْمَاءَ الرَّاكِدَ
ظَنُّ الْعَاقِلِ خَيْرٌ مِنْ يَقِينِ الْجَاهِلِ
Arkadaşın, sana doğruyu söyleyendir; seni tasdik eden değil.
الصَّوْتُ الْعالِى مِنَ الْبَطْنِ الْخَالِى
إذَا صَاحَتِ الدَّجَاجَةُ صِيَاحَ الدِّيكِ فَلْتُذْبَحُ
Akıllı kişi, diline sahip olandır.
إذَا كَانَ بَابُكَ قَصِيرًا فَلاَ مَقَرَّ لَكَ مِنَ الإنْحِنَاءِ
تُعْرَفُ الشَّجَرَةُ مِنْ ثَمَرِهَا
Dilin seni hapsetmemesi için, sen onu hapset!
إبْنُ آدَمَ حَريصٌ عَلَى ماَ مُنِعَ مِنْهُ
رُبَّ حَالٍ أفْصَحُ مِنْ لِسَانٍ
أعْقَلُ النَّاسِ أعْذَرُهُمْ لِلنَّاسِ
Hür kişi, tamah ettiğinde köle; köle, kanaat ettiğinde hür kişi olur.
(Çok bela okuyan/söyleyen, belaya uğrar)
سِلاَحُ الضُّعَفَاءِ الشِّكَايَةُ
İlmin başı acı, sonu tatlıdır.
التَجْرِبَةُ بِدُونِ تَعَلُّمٍ خَيْرٌ مِنَ التَّعَلُّمِ بِدُونِ تَجْرِبَةٍ
Kimi uzaktakiler, yakındakilerden daha faydalıdır.
سِرُّكَ أسِيرُكَ إذَا نَطَقْتَ بِهِ فَأنْتَ أسِيرُهُ
İnsanların sana nasıl davranmasını istiyorsan öyle davran.
Hayâsız kadın, tuzsuz yemek gibidir.
Bilgisiz tecrübe, tecrübesiz bilgiden daha hayırlıdır.
صَاحِبُ الْحَاجَةِ أعْمَى
الصَّبْرُ أحْسَنُ دَوَاءٍ
Kimi davranışlar, konuşmaktan daha anlamlıdır.
Kişinin davranışları, karakterini yansıtır.
الثَّبَاتُ طَرِيقُ النَّجَاحِ
السُّكُوتُ أخُو الرِّضَا
تَنْتَهِى حُرِّيَّتُكَ حِينَ تَبْدَأ حرِّيَّةُ الآخَرِينَ
Bir şeyi erteleme, zamandan çalmadır.
Sırrın esirindir. Konuşursan, sen onun esiri olursun.
Cahile cevap vermemek, bir cevaptır.
صُحْبَةُ الأشْرَارِ مَصِيدُ الشَّيْطَانِ
الإنْصَافُ نِصْفُ الدِّينِ
Kimsenin olmadığı vadide tilki vali olur إذَا كَانَ الْوَادِى خَالِيًا يَكُونُ الثَّعْلَبُ وَالِيًا
Sebat, başarının yoludur.
Ahmağa cevap, sükûttur.
Adaletsiz sultan, susuz bir nehir gibidir.
Edep, altından daha değerlidir.
عَامِلِ النَّاسَ كَمَا تُحِبُّ أنْ يُعَامِلُوكَ
أوَّلُ الْغَضَبِ جُنُونٌ وَآخِرُهُ نَدَمٌ
الإنْسَانُ عَبْدُ الإحْسَانِ
إحْبِسْ لِساَنَكَ لِئَلاَّ يَحْبِسَكَ
İnsaf, dinin yarısıdır.
الرَّأىُ بِغَيْرِ عِلْمٍ ضَلاَلٌ وَالْعِلْمُ بِغَيْرِعَمَلٍ وَبَالٌ
الْعَاقِلُ مَنْ أمْسَكَ لِسَانَهُ
أوَّلُ الْعِلْمِ مُرٌّ وَآخِرُهُ حُلْوٌ
Sinirlenmenin başı delilik, sonu da pişmanlıktır.
Senin hürriyetin, başkalarının hürriyeti başladığı an biter.
Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur.
Tavuk, horoz gibi öterse kesilir!
Bedava sirke, baldan tatlıdır.
سِيرَةُ الْمَرْءِ تُنْبِئُ عَنْ سَرِيرَتِهِ
تَرْكُ الْجَوَابِ عَلَى الْجَاهِلِ جَوَابٌ
الْبَعِيدُ عَنِ الْعَيْنِ بَعِيدٌ عَنِ الْبَالِ
Evden önce komşu al.
( حِيطَانِ kelimesi, حَائِط kelimesinin çoğul şeklidir; “duvar” anlamına gelir. Modomot anlamı; “Hiç şüphesiz duvarların kulakları vardır” şeklindedir. Atasözü olarak bu ifade, “yerin kulağı var” şeklindedir)
جَوَابُ السَّفِيهِ السُّكُوتُ عَنْهُ
Yalancının mumu, yatsıya kadar yanar.
Âdemoğlu, kendisine yasaklanan şeylere karşı çok hırslıdır.
İnsan, (kendisine yapılan) iyiliğin kuludur.
Sen kötülüğü terk et ki, o da seni terk etsin.
أحْلَى مِنَ الْعَسَلِ الْخَلُّ بِلاَ شَئٍ
Sükût, razı olmanın kardeşidir. (Sükût, ikrardandır)
Bu cümleyi aşağıdaki şekilde de ifade edebiliriz.
رُبَّ بَعِيدٍ أنْفَعُ مِنْ قَرِيبٍ
صَدِيقُكَ مَنْ صَدَقَكَ لاَ مَنْ صَدَّقَكَ
إذَا عُرِفَ الدَّاءُ سَهُلَ الدَّوَاءُ
اُتْرُكِ الشَّرَّ يَتْرُكْهُ
شَمْعَةُ الْكَذَّابِ لاَ تَشْتَغِلُ إلاَّ إلَى وَقْتِ الْعِشَاءِ
السُّكُوتُ لِلْعَالِمِ زِينَةٌ وَلِلْجَاهِلِ سَتْرٌ
İlimsiz düşünce, sapıklık; amelsiz ilim, vebaldir.
Kötü kimselerle arkadaşlık kurmak, şeytanın tuzağıdır.
إنَّ لِلْحِيطَانِ آذَانًا
سُلْطَانٌ بِلاَ عَدْلٍ كَنَهْرٍ بِلاَ مَاءٍ
Sabır, en iyi ilaçtır.
İhtiyaç sahibi, kördür.
إمْرَأةٌ بِلاَ حَيَاءٍ كَطَعَامٍ بِلاَ مِلْحٍ
Yüksek ses, boş karından çıkar.
الأدَبُ خَيْرٌ مِنَ الذَّهَبِ
İhsan, dili keser. (İhsan, iyilik; dille gelecek zararları engeller)
İnsanların en akıllısı, onlardan (en güzel şekilde) özür dileyendir.
ضَرْبُ اللِّسَانِ أشَدُّ مِنْ طَعْنِ السِّنَانِ
Zayıfların silahı, şikâyettir.
Güneş giren eve doktor girmez.
Ağaç, meyvesiyle tanınır.
الْبَيْتُ الَّذِى تَدْخُلُهُ الشَّمْسُ لاَ يَدْخُلُهُ الطَّبِيبُ
Kapın alçaksa, eğilmek zorundasın.
Sükût, âlim için süs; cahil için bir örtüdür.
Bela, söylemeye bağlıdır إنَّ الْبَلاَءَ مُوَكَّلٌ بِالْمَنْطِقِ
الصِّحَّةُ تَاجٌ عَلَى رُؤُوسِ الأصِحَّاءِ لاَ يَرَاهُ إلاَّ الْمَرْضَى
التَّأجِيلُ لِصُّ الزَّمَانِ
Yerin kulağı vardır.
Dil yarası, kılıç yarasından daha ağırdır.
جَوَابُ الأحْمَقِ السُّكُوتُ
Susan (sessiz) köpekten ve durgun akan sudan sakın!
(Bu ifadede, Mübteda iIe Haber arasında takdîmte’hîr vardır. Mübtedai Muahhar الْخَلُّ kelimesidir, Haber de أحْلَى kelimesidir.)
الإحْسَانُ يَقْطَعُ اللِّسَانَ
Akıllının zannı, cahilin yakinen bilmesinden daha iyidir.
إشْتَرِ الْجَارَ قَبْلَ الدَّارِ
Hastalık teşhis edilirse, tedavi kolaylaşır.