Aşk İlanı Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Aşk İlanı Sözleri bir araya getirdik. Aşk İlanı Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Ruhuma dokunan gümüşi teller başımda uçuşan meltemler içime dolan beni saran beni havalandıran, umutlandıran her şey senden geldi bana. Aşk iklimine girmişim ben seninle.
Kıştan çıkıp baharla mutlanmak gibi kızgın güneşin altından kalkıp serin denize dalmak gibi gökyüzünde uçabilmek gibi. İşte ben böyle tarifi zor güzellikleri tadıyorum şimdi. Senin sayende aşkım.
Sen Allah’a dilenen dilek göklere uzanan ellerimsin. Sen gözümden süzülen yaş tek düşüncem hasretimsin. Sen yaşadığım ömür en güzel günlerimsin.
Aklımda işin yok. Durup durup aklıma gelme. Yanıma gel, mevzu kalbimde.
Yağmur başladı. Bu yağmur altında ıslanmak istediğim kişisin. Çünkü sırılsıklam aşığım sana.
Hâlet-i ruhaniyem’dir kelâm ettiğim lisan. Ya O’nadır, ya O’nunla O’lana, ya Aşk’adır ya da Aşk’la yanana.
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde dinlediğim ezgide sen vardın. Artık dilimde de sen varsın çünkü bu sevgi artık içime sığmıyor…
Yer gök şahidimdir ki; siyasi görüşüm yoktur senden başka.
Gözlerimde tutuyorum seni, gözyaşlarım sen. Kalbime hapsettim, her atışı sen. Dilimdeki içli şarkı, burnumdaki sıla kokusu, yanımdaki yamacımdaki yoldaşlık, içimdeki bambaşkalık hepsi sen…
Hadi gel tut ellerimi. Benimle yan. Benimle meydan oku her çaresizliğe. Benimle uyu benimle uyan. Birlikte varalım nice yıllara…
Çok sevilmeye değil, hep sevilmeye ihtiyacım var. Ben seni hep ama hep seveceğime söz veriyorum.
Ya tam açacaksın yüreğini ya da hiç yeltenmeyeceksin. Grisi yoktur aşkın ya siyahi ya beyazı seçeceksin. -Şems-i Tebrizi
Delinin tekiyim ben. Tıp aciz, hem iyileşmek isteyen kim? Sana deliyim senle dolu deli bir doluyum ben.
Önümde yürüsen, gölgene basarım diye korkarak yürüyemem, arkamdan gelsen, ardıma dönüp bakmaktan yürüyemem, yanımda yürüsen, adımlarımızı uyduracağım derken yürüyemem. Yürümeyi öğrenmişken unuttum. Bana seninle yürümeyi öğretir misin?
Seni bir yaşam boyu bitirmek değil de sana hep hep yeniden başlamak isterim. Sana aşığım bil istedim.
Aşk bitmez aşk oturduğu evden hiç gitmez aşk küserse de bazen kinlenmez. Bilir çünkü onu gerçek yapanı hakkını koruyanı. İşte benim sana aşkım bu türden, bu gerçeklikten.
Susuyorsam kızma nutkum tutulduğundandır. Ellerim soğuksa heyecandandır. Gözlerim kaçıyorsa gözlerinden telaştandır. Henüz bir acemiyim ben. İlk kez âşık oluyorum da ondandır.
Sonsuza kadar yaşamak istemem seninle bir gün yaşayayım ben kelebek misali bir günlük ömrüm olsun oda seninle olsun bir gün bir ömre bedel seninle ne dünyayı isterim ne cenneti benim dünyamda sen cennetimde.
Gönlümün meclisinde herkes konuşsun istemem kimse müdahale etmesin aşka Yer gök şahidimdir ki siyasi görüşüm yoktur senden başka…
Issızlığıma kanma hep seni beklediğimdendir. Öyle bir gel ki. Ya yeşeren yaprak ve çiçekli dallarıma kon ya dökülen yapraklarımın yumuşaklığını yatak bilip yerleş. Rahat etmen için gece ayın ışığı gündüz güneşin sıcağı yaralarının ilacı ruhunun salıncağı bedeninin mükellef sofrası olmaya hazırım. Aşkım…
Senden önce hayatım boşlukları kucaklamak gibiydi. Ne güzelmiş kolların arasında birisi olması. Aşk çok güzelmiş meğer.
Rakı şişesinde balık, damarlarında akan kan, beyninin kıvrımlarında dolanan bir solucan, kalbinin odalarında kiracı, bedenine dokunan kumaş, aklında uğraş, gözünde renk, sesinde ahenk, yüzünde bir ben olabilsem keşke. Her şey olabilsem keşke sana dair.
Yanıtsız sorular anlamsız kargaşalar umarsız dertler ümitsiz yarınlar yok artık bende. Bir tek sen çözdün bendeki denklemi artık bir bilinmezliğimde yok.
Sen benim görmek için, bakmaya gerek bile duymadığım ezberimsin. Seni çok ama çok seviyorum haberin olsun…
Güneşe durunca boynunu eğmeyen hele ki tatlı bir esintide varsa mırıl mırıl salınan ayçiçekleri gibiyim. Bu huzurdan bu ihtişamdan mahrum bırakma beni. Hiç batmayan güneşim serin meltemim ol benim.
Gelmezsen, fırtınaya uğramış bir kumdan kale gibi yıkılacağım. Gözlerindeki beni göremezsem bir saat gibi duracağım. Gülmezsen, konuşmazsan, elimi tutmazsan, sıcaklığını üstüme bırakmazsan öleceğim sanki. Ben kifayetsiz muhterisin.
Benim şiirlerim çay kokar düşlerim sade sen. Demlikte nefesin bardakta gamzen. Benim için aşk demek sen demek…
Ben sana prangalanmış bir mahkûm. Suçu sabit azılı sevgili. Cezama razıyım idamda olsa kabulüm. Ama müebbet verseler ya da ömür boyu sende sürgün daha ne isterim.
Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra ben bu bedende neyleyim. Aşk da sen, hasret de sen ben de sen. Beni gör benimle yan.
Sen ol da; ister yar ol, ister yara lütfun da başım üstüne kahrın da. Bu sözle sana bir itirafta bulunmak istedim. Sen benim gözümden sakındığım insansın haber vereyim dedim…
Aşkın acıtan yanı da varmış. Seni görememek sesini işitememek kokundan uzak kollarından mahrum kalmak ölmek gibi acıya tutsaklıkmış meğer.