Atarlı Sözler

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Atarlı Sözler bir araya getirdik. Atarlı Sözler Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Yalnızlığına iyi bak sahip çık, kaç kişinin emeği var onda kim bilir.
Seni unutmak mı? Ey sevgili içimdeki yangın sönüyor artık! Nasıl da kül oluyorsun bir bilsen bir görsen.
Fahişe olmuş ruhların ispatı yoktur, bu yüzden vesikası olmayan herkes kendini namuslu zanneder.
Yerime koyduklarının bir gün sana koyması dileğiyle eyvallah.
Kimsenin çay bardağına kaşık olmayın, şeker eridikten sonra işiniz biter.
Bir sevdiğim olsun istiyorum; öyle bir sevsin ki beni içime çektiğim sigaramın dumanını bile kıskanacak kadar sevsin.
Bu memleketin bir kahvesi birde kahpesi bitmez! O zaman hatır kahveye, satır kahpeye yarasın.
Bak be güzelim ölüm tribine girmiş hayallerim var benim; yaşamak için umutlanan.
Buralarda ön yargı hangi sayfadansın diye başlar, bizim sayfanın adını verirsin, yargı biter saygı başlar.
Bu gece kurduğun hayallerine, âmin olmaya geldim.
Beş liralık alkolün milyarlık sohbetleri olur, milyarlık adamların beş lira edecek sohbeti bile yoktur.
Bazen sevda o kadar acıdır ki; öve öve bitiremediğiniz aşkınızı, gün gelir söve söve bitirirsiniz!
Şeytanın en büyük dostu ağzı gevşek yüreği yavşak olan insandır.
Biz sevgiliye çiçek verenlerden değil, dosta can verenlerdeniz, biz feleğin çemberinden geçmiş âlemci gençleriz.
Köşeme çekildim gülüyorum size, fark ettim de alayınız yalansınız özde.
Gardiyan görüş bitti dediğinde, anlarsın o zaman vefasızca gidişleri.
Bugün şimşek olup, herkese çakasım var.
Bırak giden gitsin, silen silsin. Atacak kemiğin varsa, köpeğin çok olur!
Sen annesi, olamayacağın çocuklarıma anlatacağım en güzel masalsın.
Ne kadar acıdır ki; öve öve bitiremediğiniz aşkınızı, söve söve bitirirsiniz!
Ben yaşadıkça sen çıldır. Yokluğum koyarsa ben ararım sen çaldır.
Herkesin derdi ben olmuşum. Demek ki zamanında iyi koymuşum.
Yürekli bir kadının başı, yüreksiz bir erkeğin omzuna ağır gelir. Nazım Hikmet
Sırtın yere düştü mü, kardeşim dediklerinin bahanesi çok olur.
Ölüm senin peşindeyken, sen neyin peşindesin?
Sen istediğin kadar kalbimi kır; bende gözyaşı tükenmez güzelim!
Nasıl koydum ama seni insan yerine.
Firari saatler arkasından gelen isyankâr sokakların, tövbekâr çocuklarıyız biz. Sevdiğimiz için yaşar, dostluğumuz için ölürüz. Hiçbir zaman hiçbir yerde kimseye boyun eğmeyiz!
Meşhurdur benim kafası güzel sevmelerim, sen yeter ki gidiyorum de bileti ben keserim!
Unutma ki insanlar hiç bir zaman değişmez, sadece yalan söylemenin yeni bir yolunu bulurlar.
Bizden nefret edin çünkü sizden değiliz, arkamızdan hep küfredin kendimize kefiliz, dünyalarımız farklıdır anlaşamayacağız eminiz. Asadan ölümü çıkaran üstadın nesliyiz biz.
Alttan aldık yeteri kadar, bundan sonra herkes ederi kadar!
Büyüklerimiz bize bir kızla nasıl konuşacağımızı değil; çalışıp ailemize nasıl bakacağımızı öğrettiler.
Sonuçta sevilen her kadın güzel bir şarkıdır bütün sözlerini hatırlayamazsın belki melodisi aklında kalır.
Azrail bile ayağıma gelecekse sen neyin tribindesin güzelim!
Sevdama müebbet biçilmiş gururuma ağır hapis! Oysa ne yüreğime kelepçe takabilmiş kimse nede sevdama zincir, ben herkesten yana özgürüm ama senden yana esir.
Senin için savaşırdım ama verimsiz toprakları fethetmeye gerek yok!
Bazı kadınlar makyaj yapar, bazıları ise sadece güler.
Geçecek dediğiniz acılar, şimdi fena geçiriyor umutlarımıza.
Evet, hepinizin gideri vardı ama hiç biriniz kalıcı değilsiniz.
Her kuyudan tırmanarak çıktım ben ne bir ip sallayanım oldu ne de bir el uzatan bu yüzdendir o herkesi kıskandıran gururum ve dik başlı asi duruşum.
Cesaret bazen seçtiklerin değil, vazgeçtiklerindir.
Senin dünyaya baktığın pencere kirliyse, benim çiçeklerim sana çamur görünür.
Biz kimleriz diye sorma biz hayata boş vermişlerdeniz. Bize hayat nedir diye sorma biz hayat deryasında yüzenlerdeniz. Bizi arama lüks meyhanelerde bulamazsın. Biz dost şarabı içenlerdeniz. Bize dost arkadaş nedir diye sorma biz onlar için ölümüne gidenlerdeniz.
Değişen bir şey yok hiç, ölüm hariç, aynı gökyüzü, aynı kader.
Keşke veteriner olsaydım, seni daha iyi anlardım.
Hani senin varlığın “Fifi” yokluğun da “Tın” ya. Benim varlığım “OLAY”, yokluğum “KOYAR”!
Evet, anladık biliyoruz zaten, tipinizin gideri var ama karakterinizin ederi yok!
Bana attığın kazıkları saklıyorum, döndüğünde oturacak yerin olsun diye.
Şikâyetçiyim! Aşk yolunda gaspa uğradım hâkim bey, hayallerim önemli değil, kalbimi versin yeter. İçinde kimliğim vardı!
Geçmiş tozdur üfle gitsin.
Dün gece seni anlattım yıldızlara, kafana takma ona da kayacağız dediler.
Avucumun içi kadar yüreği olmayan adamlarda kolum kadar dilin olması onların artısı olsun ben eksilerimle sarhoşum.
Kara kalem yapmayı neden bu kadar çok seviyorsun diye soruyorsun ya; kimin ne renk olduğunu hala çözemedim.
Geberdiğini bileyim de, kime öldüğün umurumda değil.
Ben bana inananı hiç yarı yolda bırakmadım. Bırakanı da bir daha asla ‘adam’ yerine koymadım!
Benim hayatımda gülücükler olmadı sevgilim, acıyla bütünleşti kalbim, nasır tuttu sevgilerim. Gittin ya ne mi yapıyorum? Gözyaşlarımla nasır tutmuş hayallerimi yumuşatıyorum. Biz hayatı rüyalarımızda değil, yaşadıklarımızla anladık.
Kış gelince hemen tutacak el ararsınız, ben anamın bol limonlu mercimeğiyle mutluyum.
Biz sevgide, aşkta hep gelmeyenleri bekledik, sonra sigaramızı yakıp kaçak çayımızı demledik.
Zor günümde yanımda olmayanın, iyi günde yanımda yeri yok!
İşim düşmedikçe kendime bile uğramıyorum, sende kimsin.
Yoksulluk kaç gün sürer baba? 40 gün oğul! 40 günden sonra zengin olur muyuz? Yok, oğul, alışırız.
Ah sizin benzemez kimse sana musikisiyle başlayıp sende artık herkes gibisin şiiriyle son bulan bu aşklarınız.
Mademki hatırı yok bunca senenin, namı namert olsun geri dönenin.
Satmadık dostumuzu bildik hasmımızı kapatmadık eskilerden kalmış yaralarımızı akıtırız kardeş uğruna kanımızı. Bilsinler ki krallar ölmeden bırakmaz tacını.
Altın gibi kalbin olsa neye yarar, ayarın düşük olduktan sonra.
Bu aşkı ikiye bölsek, sana eyvah düşer, bana eyvallah.
Dertler nereden gelirse gelsin, neyse ki çayın demi var, hayatın gamına inat.
Senin sesin güzeldir, hadi bize iki çay söyle.
Sen bakma bize güzelim kimine göre adam kimine göre yalanız. Rahat olun siz biz adamına göre adamız.
Sırtından vurana kızma arkanı dönen sensin arkandan konuşana da darılma adam yerine koyan sensin.
Ya benim yanıma geldiğin gün gibi olursun ya da geldiğin gün gibi kaybolursun.
Hayat işte; bazı insanların denize karşı villaları var, bizim ise üstümüze yıkılan hayallerimiz.
Bir başka seveceğiz inan birbirimizden başka o sarışın olacak belki de uzun boylu yakışıklı bir adam olacak ve benim yanında yattığım kadın senin gibi kokmayacak.
Kim kimin mutluluğuna göz koyuyorsa! Bütün dünyada ona koysun.
Yüreği kolpa olan adamın yeri; ruhu fahişe olan kadının yanıdır.
Tespih olmuşsun güzelim; herkesin elinde şak şaklardasın.
Senin için ölürüm dediğinde ölüm şeklinin, bir başkasının altında zevkten olacağını düşünmemiştim.
Kötü günümde anlamıştım bütün dostlarımın çakal olduğunu sonradan anladım aslan ile çakal dost olamayacağını.
Kaçan, giden balonlara el sallayın, nasıl olsa havaları sönünce geri inecekler!
Geldiğin yeri unutursan, gideceğin yolda kaybolursun.
Şaire sormuşlar gidene mi küfür etmeli kalıp bekleyene mi? Şair durur mu yapıştırmış cevabı ikisini de salla, çay var mı çay.
Ölüme gidelim dedin de mazot mu yok dedik.
Bambaşka seveceğiz! De nasıl seveceğiz.
Ne çıramız ne lambamız, karanlık yollarda kaldık, kor kor ateşlerde yandık, çok uslandık, usanmadık.
Götünüzün yemediği sevdaların altına yatırmayın yüreğinizi.
Biz kaybetmeye, ilkokulda; silgi ile başladık, sen neyin kafasındasın.
Her oyunun kuralı vardır, benim kurallarımsa kuralsız oynamaktır.
Bilirsin sevgili yârim ben beceremem yaşamayı. Bir damla su olsam, gider rakıya damlarım.
O kadar kızın arasında gözün benim hatunuma kayarsa, ben de o zaman sana kayarım adamım.
Sofular haram demişler, bu aşkın şarabına. Ben doldurur ben içerim, günah benim kime ne!
Ben bir hiçim, bir hiçin kaybedecek neyi olabilir ki.