Duygusal Facebook Sözleri
Bu dünyada, öyle ya da böyle yaptığın her şeyin hesabını verirsin. Hiçbir şey karşılıksız değildir. Tanrı’nın merhameti dışında.
Aşkın mantığı olmaz. Sakın ha! Dostum içme aşk zehrini su diye aşk pınarından, ya Ferhat gibi atlarsın kayalardan ya da Mecnun olur dolaşırsın çöllerde kahrından.
Gülmek için mutlu olmayı bekleme, belki de mutluluk gülüşünde saklıdır sakın ağlama gel ki bir yerlerde senin bir tek gülüşün için yaşayan biri vardır.
Madem yaşamak güzel ben niçin ağlıyorum seni sevmek suç ise cezamı çekiyorum.
O şimdi ne yapıyor? Şu anda, şimdi, şimdi? Evde mi, sokakta mı, çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı? Ve ne düşünüyor?
Bir kadının içindeki masum meleği erkek keşfeder; ama o meleğin tüm masumluğunu da yok edecek olan yine erkektir.
Bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirirsen, ilk vazgeçtiği sen olursun.
Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak.
Kadın ilk öpücükte neler kazanacağını bilemez, ama son öpücükte neler kaybettiğini bilir.
Dizlerimizi kırıp kaderin karşısına oturduk. Ne diyecek, merakla bekliyoruz.
Sen bazen en zifiri karanlık gecemin güneşi, sen bazen yaşanacak hayatın cesaret verecek mutluluk yanı, sen bazen ve her zaman sevgimin tek nedeni.
Yalnızım diye üzülme! Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar.
Ah benim sevdasında bencil, yüreğinde sağlam sevdiğim. Aklıma gelişini seveyim. Ne güzelde darma duman ediyorsun beni.
Eğer dönüp gittiğinde arkandan gelmiyorsa, O zaman dönüp giderek doğru şeyi yapmışsın demektir.
Onu aradım ve seni seviyorum, dedim. Çarklar durdu, yargılama bitti. Hayatımda ilk kez çekip gitmek istemiyorum.
Sevmek ölmektir bence, ben de sevmiştim ölmeden önce.
Kim bilir. Masalınızın kahramanı, başka bir hikâyede figüran olmaya gitmiştir belki de.
Kadın, insanın gölgesi gibidir; kovalarsanız kaçar, kaçarsanız kovalar.
Bazen insan öyle özlenir ki. Özlenen bilse, yokluğundan utanır.
Sevgili, arayıp da bulduğun birisi değil. Hiç aklında yokken, âşık olduğun kişidir.
Ağaçların dallarında niçin kalır güz yapraklar düşene dek? Ne zaman emredilir toprağın altında gülün önceden belirlenmişliği.
Gerçek aşk daima kişisel yarar duygusundan vazgeçme temeli üzerinde yükselir.
Sen bir şey söylemeden gidersin değil mi? Hem de öyle bir gidersin ki; bırak yaşamayı insanın nefes alması bile yarım kaIır.
Eğer beni bu sokakta, bu semtte, bu şehirde bulamazsan sevgilim bilgi ben, gözlerinin daldığı yerdeyim.
Asılında yaprak ağaçtan sıkılmıştı sonbahar bahane.
Gözümü bağlayıp atsalar sırtımdan itip; Yine senin yanına düşerim, yer çekimi değil, yar çekimi.
Hasretim senelere dönse de ne aşkına bedduam ne de sana kinim var, bin bir dert çektirsen de seni mahşere kadar sevmeye yeminim var.
Keşke söyleyebilsek birbirimize dürüstçe: Seni seviyorum ama şu anda değil. Seni görmek istiyorum ama bugün değil.
Sert rüzgârlar karanlık geceleri severmiş, aynen benim seni sevdiğim gibi.
İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin.
Bazen sadece boynuna gömülüp o alışık olup vazgeçemediğiniz kokusunu içinize çeke çeke hayal kurmak istersiniz.
Hayattaki en güzel şey, tüm kusurlarını bilmesine rağmen seni hala muhteşem olduğunu düşünen birisini bulmaktır.
Arzularını ve korkularını ortadan kaldır. Artık senin için hiç bir zalim kalmaz.
Sevgide fedakârlık yolunu bulamayanları, asla gönül kapınızdan içeri sokmayın.
Havam bozulmaya başladı yine, gözlerim de dolmaya. Sanırım içimde bir yerlere sen yağdı gece gece. Cemal Süreyya
Bir insanın en büyük hatası; gereğinden fazla değer vermek değil, kendine hak ettiğinden daha az değer vermektir.
Sevdim be! Hiç sevmediğim kadar sevdim ve hiç pişman olmadığım kadar pişman oldum.
Seveceksen, yalnız kaldığında aklına geleni değil, hiç aklından çıkmayanı seveceksin. Can Yücel
Ayakkabılarım olmadığı için üzülürdüm. Ta ki sokakta ayakları olmayan adamı görene kadar.
Moraliniz bozukken sizi güldürmek için bütün saçmalıkları deneyen kişiyi kaybetmeyin.
Aşk bazen acıyla tanışmanın adıdır. Ve aşk, uçmaya kanat aramak değil, uçuruma kanatsız atlamaktır.
Mutsuzluk yaşadığımız olayda değil, bizim ona gösterdiğimiz tepkidedir.
Başını göğsüme yasladığında tek bir düşmanım vardır; geçip giden zaman.