İbn-i Haldun Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak İbn-i Haldun Sözleri bir araya getirdik. İbn-i Haldun Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Peygamberler bile, başkalarını yenmek için, kendileri gibi düşünen yol arkadaşları bulmak zorundadır.
Merhamet, masum olduğu için her kalbe misafir olmaz.
Coğrafya kederdir.
Bil ki kötü ve yerilmiş ahlaktan uzaklaşıp, üstün bir ahlaka ve kişiliğe sahip olmak, ancak kişinin kendisinde bir kemal ve yeterlilik vehmetmesiyle ve insanların kendisinin ilim ve sanatına muhtaç olduğunu hissetmesiyle gerçekleşir.
İlme yasak koyanlar veya insanları yalanla meşgul edenler, aklın ve insanlığın en büyük düşmanlarıdır.
Gayri memnunlar medeniyet kuramazlar.
İnsanı açlık öldürmez, alıştığı tokluk öldürür.
Çünkü insanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur.
Kalpleri müteferrik olanların akılları birleştirilemez.
Durumdan duruma geçişler bütünüdür her şey. Bu değişmeler ve geçişler, kişilerde, sürelerde, kent ve kasabalarda olduğu gibi, tüm evrende, ülkelerde, kıtalarda, zamanlarda ve devletlerde de olur.
İnsan beyni değirmen taşına benzer. İçine yeni bir şeyler atmazsanız, kendi kendini öğütür.
İnsan, alışkanlıklarının çocuğudur.
Bil ki mantık ilminde esas, ispat etmektir.
Öğretmenler, bilim sahibi olma yolunda öğrencilerine kitaplarını ezberletirler. Ancak bilimsel tartışmalarla ve münazaralarla, konuları ve sorunları zihinde yerleştirme suretiyle kestirilebileceğini unuturlar.
Aklın birçok mertebeleri var. Önce dış dünyanın id­rakı: taakkul. Taakkul demek tasavvur demektir, buna akl-ı temyizi de derler. İnsan bu meleke ile faydalıyı za­rarlıdan ayırır.
Her akıl, gücünün yetmediği ve idrak edemediği şeyleri inkâr eder.
Kıtlık zamanlarında insanları açlık değil, alışmış oldukları tokluk öldürür.
Mağluplar galipleri taklit ederler.
Adaletsizlik medeniyeti mahveder.
Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.
Her şeyi takdir eden Allah’tır ve O’ndan başka Rab yoktur.
Geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer.
Akletmek Müslümanlar tarafından terk edildi ve bu yüzden zelil bir hale düştüler.
İlim bir kuyu, tartışma ise onun kovası gibidir.
İnsanların, başkalarının mükemmelliğini ve kendilerinden üstün olduklarını kabullenmeleri çok az görülecek bir durumdur.
Devletler de tıpkı insanlar gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölürler.
Şehirlerin de bir ruhu vardır. Bir şehirde yaşayan insanlar zamanla yaşadığı şehrin ruhuyla karakteristik açıdan özdeşleşirler.
Kentliler, kendilerini rahatlık ve kaygısızlığın döşeğine salıvermişler, mutluluk ve bolluğa gömülmüşler, mallarını ve kendilerini koruma işini, yönetenlerine, valilerine, yargıçlarına ve sürekli koruma görevlilerine bırakmışlardır. Ve çevrelerini kuşatan kale duvarlarının, önlerinde dönüp dolaşan bekçilerin ve nöbetçilerin sağladığı güvenceyle uykuya dalmışlardır. Hiçbir kaygı, uyarı heyecanlandırmaz onları. Ellerinden kaçabilecek avları da yoktur. Alabildiğine iyimserlerdir ve kendilerini güvenlik içinde bulurlar. Bu nedenle silahlarını bırakmışlardır.
Barbarlar savaşla yenip fetheder, medeniyetse sulhla fethedeni fetheder.
Zulüm, umranın harap oluşunun habercisidir.