İlber Ortaylı Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak İlber Ortaylı Sözleri bir araya getirdik. İlber Ortaylı Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Sabah kahvaltıyı birlikte yapamayacaksanız, iyi geceler diyemeyecekseniz, masal anlatamayacak ya da dua okumayacaksanız, akşam yarım saat konuşmayacaksanız çocuk doğurmayın diyorum.
Osmanlıca bilmeyen Tarihçiler İngilizce bilmekle övünüyor. Bre cahiller! Osmanlıca bilmeden Tarih olur mu?
Öyle bir hava vardır; esaret gören kimseler, başkalarını ezmeyi sever.
Kanuni’yi sevmek için Atatürk’e düşman olmaya gerek yok.
İnsanlara zorunlu dün dersi verilmeli. Yaşadıklarımızdan başka türlü ders çıkaracağımız yok çünkü.
Türkler olmadan bir dünya tarihi yazmak mümkün değildir.
Cehaletin eyleme geçmiş hali çok tehlikelidir.
Tarihçinin ihtisası olmaz.
Okulu bitirir bitirmez evlenip mobilyacı gezeceğinize, dünyayı gezin.
Amerikalılar tarihi iyi yapıyorlar ama tarih yazan bir geçmişleri yok. Türkler de tarih yazdı ama film çeviremiyor. Hollywood endüstrimiz yok çünkü.
Türk kadını hiçbir şeyi kendi hakkı ile almadı. Ne bir kadın hareketi var, ne de bir eylem. Atatürk verdi. Kıymetini bilmiyor.
Her nefis ölümü tadacaktır, ayetini bankalara ve makam koltuklarına yazılmalı. Tabutlara ve mezarlıklara değil.
Herkes kendi talihinin mimarıdır. Yaşadıkları, an be an insanı oluşturur ve arkasında bıraktıkları, farkına varmadan önüne geçer.
Cahil olabilirsiniz, yarı cahil olmaya hakkınız yok.
Vergi toplayamayan devlet, devlet vasfına sâhip değildir.
Din denince neden akıllarına hep kadın ve içki geliyor. Bu ülkenin sorunu yolsuzluk, terör, tecavüz ve adaletsizlik değil mi?
Şehadet şerbeti lafını duyduğum zaman nevrim dönüyor. Ulan bu şerbeti neden bakan, vekil, bürokrat çocukları içmiyor?
Türkiye’de yaşayıp ‘ben Türk değil, Kürt’üm’ diyebilir, ne var bunda. Şimdi o Kürt oldu diye ben mi Türklük’ten çıkacağım?
Herkese yüksek tahsile kadar eğitim verirsen olmaz. Dolayısıyla bu uyduruk üniversite, uyduruk lise eğitimiyle yarı cahil bir nesil yetiştiriliyor.
Halay bilmeyen köylü de dans bilmeyen şehirli de hayatın tadını çıkaramıyordur.
Türk Milleti olarak Osmanlı da biziz, Cumhuriyet de. Osman Gazi de atamız Fatih de atamız, Atatürk de.
Gençler hem gezmeyi, hem de okumayı ihmal etmeyin. Bilmek için ikisi de lazım. Merak ettiğiniz, her şey hakkında kitap okuyun. Sadece ders kitaplarıyla gerçekleri öğrenemezsiniz.
Karadenizli müteahhitler, Mısır uzmanı oldu.
Ben sana cahil olma demiyorum. Hobi olarak yine ol ama git başka ülkede ol. Bizim ortalama zaten yerlerde.
100 liralık benzinin 70 lirası vergi. Düşünüyorum da biraz daha zorlasak dünyanın vergiyle çalışan ilk otomobilini biz üretebiliriz.
Türkiyeli bidon bir kavramdır. Çeviremezsiniz, bundan bir üst kimlik de yaratamazsınız. Sağa sola bakarak bu tür kavramlar kullanamazsınız.
Bugün müzede düğün yapılmasına izin veren görevli, yarın müzede çamaşır yıkar.
Öyle bir devirde yaşıyoruz ki, zekâ ve yetenek dışında her şey kabul görüyor.
Birileri çıkmış yakın tarih öğretilmiyor diyor. Yakın tarih değil kardeşim, çocuklara önce tarih öğretilmeli.
Okuma özrü, gevezelik özründen geliyor. Türk toplumu konuşmayı seviyor, her şeyi konuşarak hallediyor.
Benim cahillerle işim yok, bazı cahillerin çok büyük derinlikleri olabiliyor. Ama yarı cahillere deliriyorum.
Hastanelerde dahiliye polikliniği var da, neden cahiliye polikliniği yok. Memleketin yarısı bu hastalıktan mustarip.
Tarih kâğıtla ve sözle olmaz, coğrafyayı bilmek gerekir.
Her şeye bulaşmayın. Bunu gazeteler çok yapıyor. Kendine göre yeni Türkiye kuruyorlar. Bok kurarsınız. Güldürmesinler adamı.
Tarih çok acımasızdır. Sizler ondan yeni bir Abdülhamit beklerken, bir de bakmışsınız yeni bir Mustafa Kemal göndermiş.
Türkiye’de ne eksik bugün? Kültür hayatı. Kurmamışız. Atatürk sırtımızda gömlek yokken arkeolog, hititolog yetiştirdi.
Kendisi İngilizce bilmediği gibi, Türkçe de bilmiyor. Yaşadığı bir toplumun kültüründen haberi olmayan bir yazar, Nobel de alsa doğru eserler ortaya koymaz.
İhtilâlle demokrasi öğrenmek marifet değildir.
Okumadan yapılan siyaset tehlikelidir, belediyeciliğe benzemez. Teferruatın bilinmesi gerekir.