Lafı Gediğine Koyan Sözler

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Lafı Gediğine Koyan Sözler bir araya getirdik. Lafı Gediğine Koyan Sözler Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Bu sıralar herkes havalarda. Hayırdır uçak biletleri mi bedava?
Boşuna kimseyi suçlamayın dostlarım! Kullanıcı hatası değil, bazılarının doğuştan defoludur yüreği.
Hani derler ya; bir konuşursam derinden, aklın oynar yerinden.
Küfür benim ağzıma yakışmıyor olabilir ama beni kızdıranların üzerinde çok şık duruyor!
Kimseye kendinizi anlatmak için uğraşmayın. Herkes sizi kendi işine geldiği gibi görür.
Yüz dilde seni seviyorum desen ne fayda. Bir dilde adam gibi söyleyemedikten sonra…
Sigaranın da tiryakisiyim ama bitince yere atıyorum. Bilmem anlatabildim mi?
Hak edene, masadan öyle bir kalkıp gideceksin ki; kendisini garsona bahşiş olarak bırakılan bozuk para gibi hissedecek.
Beni sevmeyen varmış! Bak kalbim kırıldı, ritmi bile değişti. Tın tın tın…
Artistlik yapmaya gerek yok. Seni öyle bir görmezlikten gelirim ki; sen bile varlığından şüphe edersin.
Umutlara kanma, umutlar bir gün imkânsızlaşır, hayatı tozpembe yaşıyorum sanma, her renk bir gün siyahlaşır.
Kendini beğenmiş insanları severim. Hiç kimsenin beğenmediği bir şeyi beğenmek ayrıcalıktır.
Bağlanmaktan korkuyorum dedi. Tasmasını çıkardım gitti!
Kişiliğin yerine otursun, söz ayağa kalkacağım.
Besmelesiz sevdin galiba beni; yüzün bir yana kaymış, şerefin ayrı bir yana.
Benim için artık; eskicinin bile almayacağı bir ‘eşya’ gibisin. Artık gidebilirsin.
Bana iyi gelenler hep benden gidenler oldu.
Eğer bana koysaydı gidişin, sence bu kadar güzel olur muydu gülüşlerim?
Bana ayrı dünyaların insanıyız dediğinde anlamıştım canının cehenneme ait olduğunu.
Fazla kasma kendini, kramp girecek bir yerlerine.
Kaç promil eder şerefin? Söyle ona göre kaldırayım kadehimi!
Bugünlerde söylediklerimi birileri üzerlerine alıyormuş. Alsın havalar soğudu üşümesin.
Konuşursam derinden, kimse kalkamaz yerinden…
Ne yarım kaldım senden sonra ne de yaralı, beni ne sen yıkabilirsin ne de en kralı…
Çok vefalı dostlarım var benim. Allah şahit, iyi günümde kendimi hiç yalnız hissettirmediler.
Önüne gelenle aşk yaşayan doyumsuz yaratıklar! Bırakın bu Nasrettin Hoca’nın ‘ya tutarsa’ stratejisini. Sütü bozuk olanın, mayası tutmaz!
Ne diyordu şair; yıkıldı yolunu bekleyen şehir. Şimdi gelsen de bir, gelmesen de bir.
Kuruşu kuruşuna hesapladım seni İnan 5 para bile etmedin.
Hayatımdan gidenler ya hoşuma giderler ya da boşuna.
Çok fazla konuşmaya gerek yok aslında. Sen, benden daha kötülerine layıksın.
Affettiğimden değil, boş verdiğimden üzerinde durmuyorum çoğu şeyin. Ve mutlu olduğum için değil, güçlü olduğum için gülüyorum.
Bir sevda istiyorum asla beni terk etmeyen, bir gün sırtımdan vurarak bırakıp beni gitmeyen.
Büyük ikramiyenin sana çıkmamasına çok şaşırdım. Bütün numaralar sendeydi.
Şarap gibi kadın olsan kaç yazar, yanındaki adam turşu olduktan sonra.
Ruhunuzu satmayın. Kiralayın daha ekonomik.
Cesaretin yoksa adam gibi sevmeye, ben de mecbur değilim çocuk büyütmeye.
Sana değer verip aşkı bulacağıma x’e değer veririm y’yi bulurum daha iyi.
Boşuna umutlanma. Kalbim artık hayvan barınağı değil.
Gidenin arkasından bir kova su dökmek lazım daha hızlı gitsin diye.
Sen hayata at gözlükleriyle bakmaya devam edersen, birilerinin çüşşş demesi zoruna gitmesin.
Yaptıklarıyla küçülenler, laflarıyla büyüdüklerini sanmasınlar.
Gidene asfalt bile dökeriz maksat rahat yol alsın.
Gel bu gece kaybettiklerimize içelim; ben sana, sen şerefine!
Bir defa aldatan kişiyi affedersen, seni yine kullanır. Çünkü ihanet bir ruh hali değil; karakterin dökülüş biçimidir.
Bazı insanlar kitap gibidir; yok satar, bazı insanlar da öyle kitapsızdır ki; sizi yok yere satar.
Zamanında çok şerefsiz gördüm ama tacı sana veriyorum!
Ben huzur aradım sen kusur. Şimdi bensiz kudur!
Oyun oynamaya gerek yok hayat. Ne sen çocuksun ne benim dünyam lunapark.
Yirmi yaşında istek, otuz yaşında zekâ, kırk yaşında akıl önemlidir.
Bilirsin ben belâ okuyamam, Allah selânı versin!
Çocuk değilim artık, büyüdüm. Biraz yorgun, biraz kırgınım yine de. Yeter artık. Giden yolunu, kalan yerini bilsin sadece.
Oturur sana şerefi anlatırdım ama kaybettiği bir şeyi dinlemek ağır gelir insana!
Benim koyduğum noktadan sonra kuracağın cümleyi ancak kendin okursun!
Bu saatten sonra ben tren gibi geçerim, sen öküz gibi bakarsın.
Beni tanımadan hakkımda ileri geri konuşanlara artık hiç kızmıyorum. Bilirsiniz köpekler tanımadıklarına havlarlar.
Biz alıştık artık gidene yol vermeye, arkasından ‘yapıştır’ deyip kahkahalarla gülmeye.
Kendini özel hissettirdiysem özür dilerim, yaparım böyle hatalar!
İnsanlar da fotoğraf gibi; ne kadar büyütürsen, o kadar düşüyor kalitesi!
Adam yerine koyduğum insanları neden koyduğum yerde bulamıyorum.