2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Murat Menteş Sözleri bir araya getirdik. Murat Menteş Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.
Bekar bir adam asla pişirmesi yemesinden uzun süren bir yemek hazırlamaz!
Aşkımız senden uzun yaşadı. Ayrılığımız da benden uzun yaşar diye korkuyorum.
Herkesin üç kişiliği vardır; ortaya çıkardığı, sahip olduğu ve sahip olduğunu sandığı.
Bir lafı nerenden anlarsan orana girer.
Aşk insanın sadece psikolojisini ve kimyasını değil; tarihini, müziğini, coğrafyasını, edebiyatını, fiziğini, beslenme çantasının içindekileri, hayat bilgisini de değiştiriyor.
Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir.
Dostlarımız; biz caddenin kenarında alevler içinde yanarken, karşıya geçip üstümüze işemeye üşenen kimselerdir.
Seni unutma fikri bile sana kavuşma umuduna bağlanıyor içimde. Senden kaçış varsa bile kurtuluş yok.
Kader hem zamana [tarihe ve an’a] ve mekâna [uzaya ve vücudumuza] yayılan; hem de bizzat bizim ruhumuza, nefsimize, zihnimize, gönlümüze, vicdanımıza, bilincimize yani varlığımızı teşkil eden yoğunluk bölgesine odaklanan gerilimin adıydı. İyi ile kötü, günah ile sevap, helal ile haram, doğru ile yanlış, ümit ile korku, ödül ile ceza, cennet ile cehennem arasındaydık. İnanmak insanın en ince ve en keskin sınırda hareket etmesi demekti. Buna mukabil, teslimiyette, iradenin forsunu aşan bir imkân vardı ki bunu ancak terbiyeden sonra gelen olgunluk sayesinde kavrayabilirdik.
Yalnızsan yalanlar sana ilaç gibi gelir.
Şüphe oyuncak mı gerçek mi, boş mu dolu mu olduğunu kestiremediğiniz, sağa sola bakınan bir tabanca gibidir.
Yaş sezonluk bir duygudur.
Yanılıyorsunuz, Pinokyo yalanı değil, insan olma çabasını temsil eder.
İnsan boş bir tüfektir ama bakarsın bir gün patlar.
Ölümden değil, gelecekten korkuyorum.
Bu kitapta anlatılan olayların hepsi gerçektir, fakat hiçbiri henüz cereyan etmemiştir.
Bildiğim bir şey varsa, gökyüzündeki bir kuşu köşeye sıkıştıramazsın.
Biz bu çağın fiyakalı kaybedenleriyiz.
Bütün şarkılarda senden bahsediliyormuş, onu fark ettim.
Elli yaşındaki bir adam kendini otuz yaşında hissediyorsa, yirmi yılını boşa harcamıştır.
İntikam şarabi, yaraları ham olanlara şifa verir.
Siyasetçiler din sömürüsüne devam ettikleri sürece, kafa kesenlerin getirdiği tekbir, minarelerden yükselen tekbiri bastıracaktır.
Çok sevmek, sonsuza dek kavuşamamak için en ideal yöntemdir.
Kartları kader karıştırır, biz oynarız.
Kaderini çizerken cetvel kullanamazsın.
Günahkârlar, hoşgörülü ve özgürlükçüdür çünkü empati kurmalarına bir engel yoktur. Pişmanlık, bir aydınlanma anıdır ve tövbe hem bir psikolojik analiz hem de kendini bilmenin ideal görünümüdür. Şükür, güzellikleri keşfetmeye yönelik dikkatin gelişkinliğidir. Ayrıca, zamanla tatlanan acı hatıralar ile unutulan mutluluklar arasındaki farka denk gelen saçmalığı telafi eder.
Hayatta sevmem dedin ya, bunun bir de öteki dünyası var, umutlanıyor işte insan.
Zamanla esnekleştim. Ulaşılması ve vazgeçilmesi en zor nimetin sükûnet olduğunu anladım galiba.
Yanlış çağda yaşamanın stresi içindeyim.
Daha çok düşünüp daha yavaş hareket etmek gerekir. Terbiyenin ilk şartı budur.
Keşke sen de var olsan ben düşününce.
Tek kelimeyle zor, iki kelimeyle çok zordu.
Yanılgılarımızın çoğu, düşüneceğimiz yerde duygulanmak ve duygulanacağımız yerde düşünmekten doğar.
Cennete ve cehenneme inanıyorum, çünkü ikisi de bu dünyada mevcut.
Aşk, gençlerin oynadığı fakat ihtiyarların bildiği bir oyundur.
Hani insan bazen gökte yabancı bir cisim görür de gözlerine inanamaz ya, yanındakine, ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye sorar. Ben de seninleyken gözlerime inanamıyordum. Kulaklarıma inanamıyordum. Vücudumdaki hiçbir hücreye inanamıyordum. Kimseye soramıyordum da ‘benim gördüğümü sen de görüyor musun?’ Diye.
İnsan, kendi samimiyetinin altını çizmeye kalkıştı mı, ister istemez üstünü de çiziyor. Samimiyet, mahremiyetle mukayyet olsa gerek.
Biz, Nasreddin Hoca’nın torunlarıyız. Hep bir umut var içimizde. Ya severse?
Gökle bir olmadıkça, yerle bir oluyor insan.
Evrende yalnız mıyız bilmiyorum ama dünyada yalnızız.
Kendimizi, parayla değil, okuyarak, öğrenerek, seyahat ederek, merakla, bilgiyle zenginleştirebiliriz.
Ateşin icadından önce olup cehenneme giden mağara adamının hayreti içindeyim.
Kartları kader karıştırır, biz oynarız.
Yapabileceği tüm hataları yapıp hiç ders almamak” diye bir şey olmasaydı ben icat ederdim.
Rüyalar alınyazımızın ayrılmaz parçalarıdır.
Ölümden korkuyorduk, çünkü insandık.
Hakikat akılla değil, cesaretle bulunur.
Bir insan acıdan delirdiğinde, diğerleri onun acısını değil, deliliğini görürler.