Sevgi Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Sevgi Sözleri bir araya getirdik. Sevgi Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Belki de sonu nasıl bitecek diye korkmaktan sevmeyi unuttuk.
Eskiden karanlıktan korkar yağmurdan ürperirdim şimdi karanlıklar sırdaşım yağmurlar gözyaşım oldu.
Sevebildiğin kadar sev, hayat kısa.
Kalbin bir gün seni sevgiliye götürecek. Ruhun bir gün seni sevgiliye taşıyacak. Sakın acında kaybolma. Bil ki çektiğin acı bir gün dermanın olacak.
Senin için yapraklarını kopardığım papatyalardan dün gece özür diledim. Haklısınız dedim. Ne sevdiği belli ne sevmediği…
Elimdeki resmin yerine kendin olsaydın. Olsaydın da benim yine derdim olsaydın.
Eğer gökyüzü bir parça kâğıt, deniz bir şişe mürekkep olsaydı yine de sana olan duygularımı yazmaya yetmezdi.
Belki hiçbir evrakta isimlerimiz yan yana gelmedi. Ama gayri resmi birçok hayalde ben seninle aynı yastıkta yaşlandım.
Sen yeter ki çocukluk yap. Gönlümde salıncağın hazır…
Seni bağrıma değil, bağrımı ve başımı ayağının altına bastım. Gözüm toprak olacak, ama gönlüm daima aşk kokacak.
Sen benim ilk şiirim, ilk kavgam, sen benim 17 yaşımsın.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Seni sen olduğun için değil, seni bende bulduğum için seviyorum.
Seni bana veren rabbime şükürler. Yaşanan senli her anıma şükürler. Göz görüp gönlüm severse sevgim için seni gören gözlerime teşekkürler.
Görmeden seni isteyen gönlüm, görünce nasıl dayansın.
Beni hep yanlış anladın zaten sen. Geleceğim ol demiştim sana. Gel ecelim ol değil.
Sizi hayallerinden vazgeçecek kadar seven bir kalp bulduysanız Allah’tan yeni bir ömür isteyin. Çünkü bir ömür yetmez onu sevmeye.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Halden ala halsizliğim sözden ala sessizliğim. Ben seninle olduktan sonra umurumda değil kimsesizliğim.
Sadece sev istemiyorum. Kıskan sahiplen istiyorum. Senin olduğumu benim olduğumu belli et istiyorum. Hissetmek istiyorum.
Ey sevgili. Biz seninle bir salkımın iki aşık üzümüyken, başka şişelerde şarap olmuşuz, başka hayallerde harap olmuşuz.
Sende gördüğümü görecekler diye ödüm kopuyor. Özdemir Asaf
Aşk seven için sevinç, sevilen için gurur, sevip de ayrılan için ölüm demektir.
Öğrendik ki: Her yarayı saran zaman değil, sevgidir.
Bir şehir ol. Mesela İstanbul gibi. De ki; boğazım kuruyuncaya kadar seveceğim seni.
Aşk, yer yerinden oynasa da yâri yürekteki yerinden oynatmamaktır.
Sımsıkı sarılalım, aramızdan rüzgâr bile geçmesin.
Evvelimiz aşk, halimiz aşk, istikbalimiz aşk.
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin. Şems Tebrizi
Canımın içi, sen hangi şiirden kaçıp geldin yüreğimin orta yerine?
Ben seni bu yaşımda yaşamın tam ortasında öylesine değil ölesiye seviyorum.
Sen bile bilemezsin gülüşün ben de kaç bahar eder.
Kalbim; ki kendisine kefilim. Adınla uyandı bu sabah.
Sen çiçek olup etrafa gülücükler saçmaya söz ver. Toprak olup seni başının üstünde taşıyan bulunur.
Seviyorsan git ısır bence, köpek gibi sevdiğini o da anlasın.
Sen beni sev, geri kalan her şeyi ben hallederim.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Kadehime lacivert bir akşam çöküyor gülüm. Zehrini akıtarak çöküyor. Kartana çeviriyor her saniyeyi. Üşüyorum. Üşüdükçe seni daha çok özlüyorum.
Sevdim. Çünkü bir tek ona sarılınca yuva gibi kokuyordu içim.
Kapına geldim. Ve ben, ben olmaktan vazgeçtim. Sen yeter ki “kim o” de. Kim olmamı istiyorsan, o olmaya geldim.
Seni ben canımın içinde sakladım. Kalbimin ta derinliklerinde…
Eğer aşk karşılıklı olsaydı, tek taraflı aşkın en güzel aşk olduğunu inkâr ederdi.
İyi geceler canım derdin. Gecenin iyiliğinden çok, canın olma düşüncesi yeşerir dururdu içimde.
Herkesten kıskanacak kadar değil, herkesi kıskandıracak kadar sev.
Sensiz bir gün daha akşam oldu. İçim el vermiyor. Biz buna “gün” demeyelim.
O kadar güzel gülüyor ki tamam diyorum bu kadar yaşadığım yeter.
Öyle bir ‘yâr’ sev ki evladım; elinde su tasıyla, iftarı bekleyen oruçlu gibi beklesin seni.
Ey sevgili; heyben acıyla dolar da nefes alamazsan gel. Huzur bulacağın kıyılarım senindir. Umutların solar kurur da su bulamazsan beraber sulayalım, gözyaşlarım senindir. Kanadın kırılır da maviye uçamazsan, ne güne duruyor al, kanatlarım senindir. Çaresiz çilelere bir umut bulamazsan, kendime ettiğim dualarım senindir. Mevlâna
Ve diyeceğim ki; Aşk güzel şey. Vaktinde ve doğru insanla geldiği sürece…
Besmelesiz başladım diye mi, doyamıyorum seni sevmeye?
Kızdığında, küstüğünde bile seni düşünen bir sevenin olması ne güzeldir.
Çünkü her bir zerrem aşık her bir zerrene.
Bazı duyguları yazamazsın. Anlatamazsın. Çünkü tefsiri ancak his ile mümkündür. Bu yüzden sadece yaşarsın.
Bir yürek anca bir yürek ile takas edilir, yüreğini almadığıma, yüreğimi vermem.
Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir. Ama anlayana işte…
Aşk, sakızdan çıkan sözler kadar basit olmaya devam ettikçe, insanlar da onu çiğneyip tükürmeye devam edecekler.
Kim istemez mutlu olmayı, ama mutsuzluğa da var mısın?
Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.
Sen bana Allah’ın emanetisin. Seni sevmek aşktır bana.
O kadar güzelsin ki yüzüne bakamıyorum. Titriyor ellerim ellerini tutamıyorum. Öylesine bağlanmışım ki sensiz duramıyorum.
Çok müsaitti gözlerin sevilmeye, azıcık bakayım derken içine düştüm…
Ben sana kızsam, kendime küserim.
Bunca yalanın, bunca talanın, bunca riyanın arasında sen. Ne güzel duruyorsun ömrümün ortasında.
Ben hiç dilek tutmadım, hep dua ettim. Ömrün ömrüme nasip olsun diye!
Bana yüzünü dönme gece oluyor sanıyorum.
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Aşk kaçmaktan çok kovalamak, görmekten çok özlemek, gitmekten çok beklemek, dokunmaktan çok düşünmektir.
Sen aklım ve kalbim arasında kalan en güzel çaresizliğimsin.
Kaderde sevmek var ama kavuşmak yok ise şayet, olsun! Vuslata aşık gönül susmaya da razı.
Sevgi insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan onu yara almadan yaşatabilmektir.
Kendime gelemiyorum, sana gelsem olur mu?
Gözlerime bakarken gözlerinin içi gülüyordu, nasıl sevmezdim?
Aşk ateşten bir parçadır; önce ruhunu aydınlatır, sonra bedenini ısıtır. Ama illaki yakar benliğini kavurur.
İnsana imtihan için özlemek yeter, bir şehri, bir sesi, bir nefesi. İmtihan için bir sen yeter…
Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi.
Ben utangaç bir kalbi taşırım geceden. Ben sana âşık olduğumu, ölsem söyleyemem.
Sevebilir misiniz? Karşılıksız, beklentisiz hesapsız çıkarız, özgür bırakarak. Sırf bir başkasının iyiliğini, mutluluğunu isteyerek…
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun…
Evleniriz belki bir gün, belki çocuklarımız olur. Bana benzer şair olur, sana benzer şiir olur.
Sen benim en doğru yanlışım. Tövbesi olmayan günahımsın. Uzak duramadığım yasaklım, en açık ettiğim saklımsın. Sen başımdan giden aklım, severek çektiğim ahımsın.
Sen benim hiç bıkmadan saatlerce seyre daldığım, tövbe tutmayan en tutkulu sevdamsın.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim. Mevlâna
Gönlüme düştüğü günden beri o ateşi aşk bilirim. Lal olmuş dilime adını dolar. Beni sen, seni ben bilirim.
Sen benim bakışına hasret kaldığım sesine özlemle bağlandığımsın. Özlemim hasretim bakmaya doyamadığımsın. Bahtıma doğanımsın. Olmazsa olmazımsın. Nefretim öfkem kinim sevincim umudum, düşüm, rüyam, hayalim ama en çok ağlatan, en çok kanatansın. Sen tarifi imkânsızımsın.
Dünyadaki herkesin parmak izinin farklı olması, kimsenin sana benim gibi dokunamayacağının kanıtıdır…
Gittin. Ve solumda kaldın ve soluğumda ve sonumda.
Seviyorsan, bugün sor, bugün ara, Yarına kim öle, kim kala.
Bazen hiç ummadığınız birine âşık olabilirsiniz ama bu yaptığınız şeyi yanlış kılmaz. Herkes mutlu olmayı hak etmez mi?
Gerçek sevgi sabırdır, her şeye dayanır. Affeder, çabalar, gerektiğinde susar, kabullenir ama asla bitmez.
Gece midir insanı hüzünlendiren, yoksa insan mıdır hüzünlenmek için geceyi bekleyen? Gece midir seni bana düşündüren yoksa ben miyim seni düşünmek için geceyi bekleyen?
Dediler ki: gözden ırak olan gönülden de ırak olur. Dedim ki: gönle giren gözden ırak olsa ne olur.
Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.
Ne iş yaparsın sen dedi. Hamalım dedim. Nasıl yani dedi. Elimden tutmasını bilenin, yüreğini taşırım dedim.
Bir kadın aşka inanmıyorum derken, aslında tek bir şey söylemek istiyordur: Hadi beni aşka inandır.
Allah yüreğimize yüreği ile gelenleri nasip etsin.
Dilek tutman için yıldızların kayması mı gerekiyor illa ki? Gönlüm gönlüne kaydı yetmez mi?
Manzarası sen ol gözlerimin, her baktığımda yeni mutluluklar göreyim.
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Aşkın hikâyesini, durmaksızın feryat eden bülbüle değil. Sessiz sedasız can veren pervanelere sor.
Aşk ehli isen sitemin cahili olma. Şems
O yokken “hayır sevmiyorum, unuttum” deyip, onu görünce elin ayağın birbirine dolanıyorsa; aşıksın işte.
Ne sıradan bir sevgiyi yaşayacak kadar basit biriyim. Ne de seni sıradan bir sevgiye malzeme yapacak kadar herhangi biri.
Sevmek çaydır sevilmek şeker biz çayı hep şekersiz içeriz.
Ey gece git o yâre söyle. Kokusuna sarılıp uyumak isteyen biri var.
Sen, hayalini kurup, sonunda bulduğum o hayallerimdeki adam değilsin. Sen karşıma çıkıp, bana aşkı hayal ettiren ilk sevgilisin.
Sevmek ve sevilmek güneşi iki taraftan hissetmeye benzer.
Yerden yere vurmak yardan yâre tutulmak değildi aşk. Yer yerinden oynasa da Yâr’i yürekten oynatmamaktı aşk.
Bir dilek hakkım olsaydı, gittiğin her yer olabilmeyi dilerdim.
Sarılmayı bilir misin? Sahiplenmeyi, sahiplendiğinde sadık kalmayı? Sen bilir misin aşık olmayı? Bölünebilir misin ikilere, üçlere, gerekirse binlere? Yapabilir misin? Gerçekten sevebilir misin? Sevmenin demesi olmaz. Unutma ya çok seversin bir kere ya da hiç sevmezsin.
Ve sen ağlama. Gözlerin fazlasıyla güzel ağlamak için.
Ya kırdığın kalbi Allah seviyorsa? Bilemezsin. Bilseydin ödün kopardı, dokunamazdın.
Konu ne zaman senden açılsa kapatmaya kıyamıyorum.
Sen güldün. Ben bir yudum daha içtim çaydan. Yoksa nasıl açıklardım içimde ki bu sıcaklığı.
Aşk’a sınır koyamazsın ve âşık oldun mu kalbinin esirisin onun sürüklediği yerdesin; sana acı çektirse bile.
Aşk Hz. Zeyd’in gözlerindeydi, Hz. Bilal’in sesinde! Sümeyyenin parçalanan bedeninde, Ammar’ın yetim kalışındaydı! AŞK onun (s.a.v.) yolunu takip etmekti. Şimdi söyle `Aşık` mısın?
Bir insanın bir insana verebileceği en ölümsüz hediye, sevgidir.
Sevmek için yürek, sürdürmek için emek gerek.
Aşk bittikten sonra arkadaş kalalım diyenler. Güle başka isim versen değişik kokacak mı?
O senin neyin olur dediler. Uzaktan dedim uzaktan yandığım olur kendisi.
Kalbimi ve ruhumu vermemin bir yararı yok, sen zaten bunlara sahipsin. O yüzden sana bir ayna getirdim. Kendine bak beni hatırla.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor.
Ötesi yok bu duanın benim ol. Benimle, aklınla, aşkınla bin yaşa.
Sen benim gökyüzüne gönderdiğim duamın yeryüzündeki cevabısın.
Sevmek zor iş ne maaşı var ne sigortası, bir ayrılığı var bir de gözyaşı.
Sesindeki huzuru kimse bilmesin. Kıskanırım.
Senin gözbebeklerin var ya, kadın kadın gülen, insan insan bakan gözbebeklerin. Beni tutsa tutsa gözlerin tutar ayakta. Beni yıksa yıksa gözlerin yerle bir eder. Bir açarsın ki mutluyum. Bir kaparsın her şey elimden gitmiş.
Bazı aşklar okyanus gibidir. Görmesen de sonunun bir yerde bittiğini bilirsin, şimdi okyanuslar bile kıskanır sana olan sevgimi, görmesem de biliyorum sonunu sonsuza dek bitmeyecek.
Belki de aşk asla kullanılmamalıydı cümle içinde, zaten bir daha gönül koymak mı ortaya, tövbe.