Sevgiliye Söylenecek En Güzel Aşk Sözleri
Yüreğim umulmayan yaralarla baş edemezken, bir tatlı aşk gülüşü özledi gözlerim ve sen hangi âlemde hangi düşlerde isen gel, çünkü gülüşünü çok özledim.
Kalbimi sana emanet etsem korur musun? Dilimin ucundaki cennet sevdamın sonundaki ‘ömrüm’ olur musun?
Ölüm dediğin nedir ki? Dönüşü olmayan tatil… Aşk dediğin nedir ki? Gençliği öldüren katil…
Ya gönlümü al artık seni sevmesin, ya aklımı al artık seni düşünmesin, ya feryadımı duy gözlerimden hayalin silinmesin ya da canımı al bu kadar acı çekmesin.
İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim?
Eğer beni hissetmek istersen bir gece yarısı odanın tüm pencerelerini aç ve içine derin bir nefes çek bil ki içine çektiğin her nefeste beni tadacaksın.
Bir insan âşık olunca; kıskanır, bağırır, kısıtlar, hesap sorar, sahiplenir ama; anlayana işte…
Kalem olsa dünyadaki bütün ağaçlar ve bütün denizler mürekkep olsa senin şiirini yazamam yine de.
Seni herkese benzetecek kadar değil, baktığım her yerde seni görecek kadar sevdim.
Büyük aşklar ya sonsuzdur ya da onsuz!
Seni ne zamana kadar seveceğimi söyleyemem çünkü ne zaman öleceğimi bilmiyorum aşkım
Uykusuz gecelerimin sabahısın, bütün güzelliklerin adısın, sen benim kara sevdamsın.
Adın ki en güzel kelimedir dağarcığımda ne zaman ansam; kelimelerim kendini asar darağacında.
Aynı günde dört mevsime şahit olmak gibi bir şey bu… Önce özlüyor, sonra ağlıyor, akşamları küsüyor, geceleri çok seviyorum.
Acılarımı bile tatlandırıyor aşkın. Yıkıma terkedilmiş kalemin bütün hücrelerine sürülmüş iksir gibisin.
Gülüşünü seversin, sesini seversin, sohbetini seversin. Sevmek için illa ki yüzünü görmek şart değil; yüreğinde duruşunu seversin.
Sesini duyabilme umuduyla yaşadığım hayat yüzünü göremediğim için çekilmez olsa da sesini duyabildiğim için yaşamaya değer.
Aşk bazen o elini ilk tuttuğundaki sıcaklık, gözlerine ilk baktığındaki o ışık ve tenine ilk yaklaştığındaki o tutkudur.
Her nefis aşkı tadacaktır. Ama tadılan her aşk nefis olmayacaktır.
Ömrümün her gününde, asırlık elem saklı… Adın kalbime mühür artık, dilde yasaklı!
Olur da bir gün özlersen başlatma gururuna; çık gel…
Aşktan yana yaşadıklarımı bilseydin eğer, halen sevebiliyor oluşuma aşık olurdun…
İnan her günün sabahı gözlerimde senin gözlerinin görme umudu olmasaydı sevgilim hiç uyanmazdım.
Mürekkepten denizler, kâğıttan gemiler yaptım. Sonra ismini her yere yazdım. İsmini yazınca seni sevdiğimi sandın, ben seni sevmedim sana taptım!
Arada bir yokluyorsun sol yanımı. Öyle bir seni seviyorum dedin ki inan olsun kalbime indin.
Öyle içten ki yüreğimin en derinindeki yerin; çıkarı yok, çıkası yok, çıkarasım yok.
Birinin gözlerine bakmak, onun rüyalarına girmeyi göze almak demektir. Sevmeye kabiliyetin yoksa o gözlere bakmayacaksın.
Ve biz seninle tarih boyu geç kalınmış aşkız, hiç vaktinde yetişemedik hayal kırıklıklarımızı taşıyan vapurun kalkışına…
Sen benim en kıymetlimsin, en güzel vazgeçilmezimsin.
Mevsim ağlıyor bugün, özlüyor o aydınlık günlerini, ayrılıyor yapraklar ağaçlardan bir hasret rüzgârıyla. Bana eylülü yaşatma ey sevgili!
Benden çok uzakta olsan da sana sarılıp dokunamasam da sana sesimi duyuramasam da kalbimizin bir olduğunu ve senin de beni ben kadar özlediğini biliyorum.
Mutlu olmak kimin umurunda, sen yanımda ol yeter.
Gördüğünü herkes sever, sen onda görmediğini bulacaksın. Eğer gerçek aşk istiyorsan; ten’e değil, kalbe dokunacaksın.
Sesine mevsimlerin eğildiği, gözlerine baharın ağladığı, ağlar gibi gülmeni, dokunuşlarımla gülecek gibi duran yüzünü özledim.
Ben seni ne dağlara ne de buğulu camlara yazdım. Ben seni yüreğime yazdım.
Güneşin buz tuttuğu yerde bir alev görürsen, o bil ki yalnız ve yalnız senin için yanan kalbimdir.
Aşkın kâr zarar defteri yoktur. Alacağın varsa, yüreğine yazacaksın.
Birlikte olmamamız için benim bile bir yığın sebebim var ama yine de olsun istiyorsam demek ki aşktır bu.
Sen güllere özenme, güller sana özensin, üzme tatlı canını sen güllerden güzelsin, sevgi kadar özgürsün
Dünyanın neresine gidersem gideyim gönlümün başkentinde oturanla bağlantımı koparamıyorum.
Sevdan üflendi bir kere vakit aşk-ı kıyamet. Sen kopuyorsun yüreğimde; gönlüm gönlüne emanet.
Güneşin bile buz tuttuğu yerde eğer bir ışık görürsen, bil ki o benim sana yanan kalbimdir.
Kalbim yanıyor adeta adın kazındı bedenime her yerde ismin yazıyor nereye baksam seni görüyorum âşık oldum diyorum duy sesimi bir tanem.
Bir ilk gibi yaşayacağım içimde, kalan son sevgi parçasını seninle, sakın ayrılmayalım aşkım ölsem bile ellerinde.
Ey alfabemin en güzel harfi yâr… Gönlüm seni gözümden, gözüm seni gönlümden istiyor.
Bana kimse sen gibi baktı mı bilmem, ama ben kimseye sana baktığım gibi bakmadım.
Sevmekle bitmeyenimsin, sen benim hakikatlimsin.
Sen benim seni nasıl sevdiğimi bir başkasını sevdiğinde değil, bir daha böyle sevilmediğinde anlayacaksın.
Hani gözler vardır sözleri anlatır, hani sözler vardır gözleri anlatır, bir de aşk vardır seni anlatır.
Ne güzel bir yalansın sen, hep inandığım.
Süzül gel bir bahar güneşinde. Biraz portakal rengi karıştır gelişine, biraz da leylak kokusu. Özledim seni.
Sana gülüm desem solar gidersin sana meleğim desem uçar gidersin acaba sana seni seviyorum desem ne dersin?
Bütün şairler sana mı aşıktı ki her okuduğum şiirde, dinlediğim ezgide sen vardın.
Aşkın gözyaşları ıslatırken sevgilinin omzunu, neden bu kadar geç kaldığını sorar aşk meleği.
Bil ki düşmek değildir insanları üzen… Elinden tutar gibi yapıp aslında itenlerdir insanı hayata küstüren.
“Çok” sevilmeye değil, “hep” sevilmeye ihtiyacım var.
Gözlerine üfleyen uyku perisini cebime hapsettim. Çünkü bana verdiğin en iyi hediyelerden biri o. Onunla şarkılar fısıldamak istiyorum kulağına. Benim kurtarıcım bu uyku perisi.
Var mı daha ağır yük zamanı çekmek kadar. Yaşama sebebimsin, su kadar, ekmek kadar.
Ey sevgili bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi taşıyabilir miydin acaba bendeki seni.
Yağmur başladı… Gelse de ıslansak dediği biri olmalı insanın…
En derin, en içimdesin, sen benim en güzel derdimsin.
Açık çay içerdi hep, demli olunca bardağın diğer tarafından beni göremezmiş, öyle derdi…
Öyle bir seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak.
Ya bir gün karşı karşıya geldiğimizde, birbirimize düşman gibi değil de pişman gibi bakarsak…
Parkta salıncak sırası bekleyen çocuk gibi bekledim seni. Biraz heyecan, birazda salıncağı başkası kapacak korkusu işte.
Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.
Sen ruhuma cemre diye damlamadıktan sonra ben bu bedende neyleyim? Aşk da sen, hasret de sen, ben de sen.
Kelebek gibidir aşk. Peşinden koştukça senden kaçar. En iyisi bırak uçsun, belki hiç beklemediğin bir anda gelip omzuna konar.
Sevdimse verdiğin yürekle sevdim, sen açtın bu ufku karşımda, sonsuz yürüdüm bir yolun sonuna geldim yıkık, üzgün ve paramparça sensiz.
Yalnızlık hep güzeldir. Ama şu sensizlik yok mu, gel canımı al diyor.
Merhaba sevdiğim; ben o sevmediğin. Bugünde mi geçmedim aklının kıyılarından.