Sezai Karakoç Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Sezai Karakoç Sözleri bir araya getirdik. Sezai Karakoç Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Yol uzun, uzak. Kalbimizden başka pusula da yok gövdemizin cebinde.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Suna dedimse sen Leyla dedimse sensin.
İnancın yarısı utançtır. Her şeyi tam olsa da utancını yitirmiş bir medeniyet, sağlıksızdır.
Bütün şiirlerde söylediğim sensin. Boşunaydı saklamaya çalışmam öylesine aşikarsın bellisin.
Dünya kavgasına, dünya için ve dünya adına değil, Allah için katılma.
Hayatı da şöyle yorumluyorum: hakikat savaşı ve karşı savaşlar, baş kaldırmalar.
Benim aşkım uymaz öyle her saza.
Ellerin yaz demekti Gözlerin yeşerirdi kalbimin baharında.
Allah korkusu, ruhu istila etmiş tutsaklığı vuran silah, onu ikiye bölen kılıçtır.
Ben insanın ruh, ruhun da bir tapınak olduğuna inanıyorum.
Ancak, umut umutsuzluğun olduğu yerde başlar.
Ne mutlu meşalesi Kur’an olan bir ümmete!
Baharı yaz uğruna tükettik ve papatyaları seviyor sevmiyor uğruna derken ömrü tükettik bir hiç uğruna.
Müslümanların kendine dönüşmesi, başka bir kültüre dönüşmelerinden belki daha güç, ama tek kurtuluş umutları olacaktır.
Çağımızın üzerine çöken kâbus, materyalizm kabusudur.
Yani sadece psikolojik müslümanlık, sadece sosyolojik müslümanlık veya sadece tarih içi müslümanlık yetmez. Her müslüman önce, kendi iç dünyasında müslüman olmalı, fakat ondan ayrılmaz bir şekilde toplum içinde ve toplum halinde de müslüman olmayı idrak etmeli. Ve nihayet bu psikolojik ve toplumsal muhtevaya mutlaka tarih şuurunu da eklemeli.
Yüksel bir kere daha ey ahir zaman ezanı.
Hayat sade olmalı, ama yalın olmamalı.
Anne ölünce çocuk bahçenin en yalnız köşesinde elinde bir siyah çubuk ağzında küçük bir leke.
Diriliş; şeytanın topladığı ve uğursuzluk saçan her topluluğu dağıtma; Allah’ın ipine sımsıkı sarılan topluluğu kurma yolu, yöntemi, savaşı demektir.
Bugün yalnız yağmura tahammül edeceğim.
Anlaşılıyor ki, İslam aleminin kaderi, Türkiye’deki kördüğümün çözülmesine bağlı.
Göz seni görmeli ağız seni söylemeli, bütün deniz kıyılarında seni beklemeli.
Başarı, hayata tapmakta değil, hayatın hakkını vermektedir.
Allaha teslim olan eşyayı teslim alır.
Amentümüz, insanlığın ruhunu bir ruhul kudüs gibi diriltsin!
Kendi elimizle cehenneme çevirdik kendi içimizi.
Adalet mülkün temelidir. Peki adaletin temeli nedir?
Bir gün gelecek, yine Yüce İslâm Milleti, bilinçlenecektir. Nerelerden nerelere geldiğini öğrenecek ve bu onu uyandıracaktır.
İnsan, kendini hakikate adadığı, ruhunu ona açtığı ölçüde insandır.
İlk insandan başlar hakikat tarihi, yani hakikatin bilinişi.
Muhayyile ve aklın Allah’ı sınırlandırıcı veya bir surete bağlayıcı zaafını bilirim ve onunla savaşırım. Ona direnirim. Allah’ı aklımla kavrama, çerçeveleme donkişotluğuna girişmem. O’na sınırsız olarak gönlümü açmaya çalışırım.
İnsanı putların köleliğinden kurtararak fıtratın medeniyetini kuran peygamberdir.
Gerçek söylemeyince sanki yok.
Hayat bir ölümdür, aşk bir uçurum.
Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı. Günlere geldim bunu bana öğretmediniz.
Aşırı umut umutsuzluktur.
İnsanlara gurur gelmesin, acizliklerini unutmasınlar diye Allah, ölümü yarattı. Bunu hiç unutmayarak, saatleri ve dakikaları, zamanı tam anlamıyla değerlendirmek: İşte bu dünyada bize düşen budur. Bundan ötesi bize ait değil.
Arzulanan zenginlik, at kumaş ve ziyafet. Yetmez olur insana bir gün elbet. Kapitalizmin de komünizmin de özgürlük türküleri, sahte türkülerdir. Köleler için, zincire vurulmuş kürek mahkumları için uyutucu afyon nağmeleridir. Boş avuntular, göz boyayan, dikkat dağıtan esaret aranjmanları.
Senden ümidi kesmem, kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır.
Ahiret inancı, kitaplarda yazılı satırlar olmaktan öte geçmedikçe, dünya taparlık, madde tutsaklığı, yani, ruhun zindan karanlığına mahkumluğu sona ermeyecektir.
Hakikat, Adalet, Fazilet. İnat etmiyoruz, bunlarda ısrar ediyoruz.
Geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır.
Seni öldürmeye gelen, sende hayat bulsun.
Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem.
Hep suç bende değil Beni yakıp yıkan bir nazar vardır.
Ve son sözü hep alın yazısı söyler.
Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey. Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey.
İçimde ölen öldü, kalan kaldı, ben aynı.