Can Yakan Mesajlar

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Can Yakan Mesajlar bir araya getirdik. Can Yakan Mesajlar Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Zorlama! Ya kalbin kırılır, ya hevesin.
Sevmek; güzel birinde aşkı aramak değil. O kişide, bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında, kendini bulmaktır.
Ne zaman ümitle hayata göz kırpsam, çiçekler açsam, kapıma dayanır sonbahar. Pare pare buruktur hep sevinçlerim!
Özledim teninin kokusunu özledim, özledim sımsıcak nefesini özledim, özledim sohbetini o sesini özledim, gelmedin göz bebeğim can yoldaşım gelmedin.
Canı yanan sabretsin, can yakan da yanacağı günü beklesin.
Yıllarca aynı rol, aynı perde yıllarca aynı ev, aynı yerde sevdim de katlandım bunca derde ama çok yanlıştı, adı yanlış aşktı ama suç hep bende.
Bilirsin; noktayı koymak ne kadar zor olsa da; tamamlanmış cümleler, eksik kalmış cümlelere göre daha çok acı verir.
Ayrılıklar uyandırmalı kör yüreğimi, cehennem yangınlarından ölmeden çıktıysa bedenim; artık benim olmalıyım, benim yeter yüreğimi bir çift gözün ateşine rehin verdiğim.
Sanma ki sevmekle usanır bu yürek. Kaderde varsa eğer, sevginle ölmesini de bilirim elbet. Zannetme ki beklemekle usanır yürek. Bir değil bin ömrüm olsa da beklemesini bilirim elbet.
Sustu bu gece karardı yine ay kaldı geriye cevapsız sorular uyandığında onu ilk kim görecek? Bıraktığın düşü kim büyütecek?
Sorarlarsa beni sana; sevilmeden seviyordu de. Ne kadarda saftı de. O kadar seviyordu ki kaldıramadım de. İçin de bir ateş yaktım halen yanıyor de. Gitmeyince aramayınca eridi bitti de. Bir de dünyası vardı onu da ben kararttım de. Kendi eliyle bir çukur kazdı. Ben de gömdüm de!
Yağmur dökülüyor şehrime. Bardaktan boşalırcasına. Bu son diyorum bu son! Her defasında bitirdiğim yerden başlıyorum yine sana aşka.
Seni sonbahar rüzgârlarına bırakıyorum yaktığım canımı yeniden hayata hazırlıyorum sensiz yaşamak hayata yeniden başlamak istiyorum.
Ah benim canımdan ötem neyim eksikti de sevemedin beni?
Bu dudaklar artık seni öpmeyecek, bu kalp senin için çarpmayacak, senin için yaşamayacak, ölmeyecek senle aynı ağaca adını yazmayacak sen de gittin ya.
Başkalarına söylemiş de olabilirsin güzel sözlerini. Benim duymak istediklerimi başkası duymuş olabilir, mahsuru yok! Ben hepsini üzerime aldım, çünkü yaram vardı, gocundum.
Kolay anlatılıyor acılar, kolay yazılıyor. Kolay yaşanmıyor oysa.
Okyanusla gökyüzü gibiydik biz seninle. İkimiz de maviydik, birlikte gibiydik. Ama asla hiç birleşmedik.
Aşka suç bulmayın canımızı yakan aşk değil onlar.
Benden su katılmamış şiirler istiyorsun. Kalem mi yazıyor sandın? Ben harfleri denizlerden söküp tek tek gözlerimden süzüyorum göremiyorsun.
Belki yağmura gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı.
Öyle birini seveceksin ki, yüreğinden kimse ayıramayacak. Ve öyle birini seveceksin ki, seni gözleriyle bile aldatmayacak. Can Yücel
Ben sensiz cennette yaşamaktansa seninle cehennemde yanmak isterim.
Acı hissedilmek ister.
Hayat oyun sahnesi dediler, herkese bir rol verdiler. En zoru bana düştü önce sev sonra unut dediler.
Bir gecenin kör kuyusunda kalbimi elime aldım, sadece sana feryadım sadece sana beddualarım canımı aldın kalbimi parçaladın.
Acıyan bir yerlerim olup olmadığını anlamak ister gibi yokluyorum içimi. Hiçbir sızı yok. Geçmişin ağırlığı yok üstümde. Yolunca yordamınca unutmuşum unutulması gerekenleri!
Ay değil mevsim değil bir ömür geçti sensiz, keşke böyle sevmeseydim ağlıyorum çaresiz.
Eski yaralarımızın acılarını dindirecek şefkatli bir el beklerken, yeni yaralar sahibi olduk.
İnsanların umudunu kırma belki de tek sahip olduğu şey odur.
Bugün senin için bir şey yapmıyorsam, dün elimden geleni yaptığım içindir.
Bir yanımda çaresizlik diğer yanımda yorgunluğum var Bir yanımda yalnızlığım, diğer yanımda geçmişe dargınlığım var.
Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat…
Seven sevdiğinden ayrılık aldı, mazinin acısı gönülde kaldı, alnıma yazılmış yazıya daldı, bahtına gücenmiş kul feryadı bu.
Hayatı ruhsuz yaşayanlar hayata değil kendine eziyet edenlerdir. Sevdiğin seni sevmese de, gözleri seni görmese de, kalbi senin olmasa da bil ki senin içinde birilerinde bunlar vardır belki çok yakınında belki de imkânsız da.
Anladım temelli gittiğini, haklıydın üstelik suç benimdi, sen üzülme gülüm incinme, canımın içi iki gözüm sakın küsme, bana hediye bırak bütün kederleri, ben ağlarım ikimizin yerine.
Küçükken annem, yerde ekmek görürsen yükseğe koy kuşlar yesin derdi. Sevdiklerimizi hep yüksekte tuttuk acaba kuşlar mı yedi?
Dünde, bugünde, yarında? Yüreğin kadar yanındayım. Kendini yalnız hissettiğinde elini kalbine koy; ben hep ordayım!
Nereye kaçarsan kaç, üç şey seninle gelir. “Gölgen, acın ve geçmişin”. Kaderin ise zaten seni orda beklemektedir.
Kim demiş ki ben senden önce ve senden sonra yaşamışım.
Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.
Seni seviyorum diyebilmek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek. Can Yücel
Bil ki; insanın değerini, varlığı değil yokluğu gösterir. Unutma; yokluğu bir şey değiştirmeyenin, varlığı gereksizdir.
Aslında yalanların, az olanların da farkındaydım elbet, ama görmezden geldim, bilen bilir, acıtır insani gerçek.
Benim de zaten hiç gücüm yok, yüzüm yok, hiç umudum yok. Ama bil ki farklı bir hayaldi. İşkenceydi bazen, bazen çok güzeldi. Ama anlıyorum sesinden, kurtulmuşsun sen nokta konmuş, bitmiş en güzel hikâyem.
Şimdi sensizliğin naklen mutsuzluğum yayınlanıyor. Ve herkes çektiğim sensizlik acısını canlı izliyor. İnanır mısın be sevgilim, yokluğun reyting rekorları kırıyor.
Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim oysa.
Dünyanın azabı içinde kaldık, sevenler unutmuş sevmiyor artık, gönüller dolusu aşklara yazık, bahtına gücenmiş kul feryadı bu.
Ne seni unutturacak kadar zaman geçecek ne de geçen zaman seni unutturmaya yetecek bırakıp gitsen de unuturum sanma zaman alışmayı öğretir unutmayı asla.