Efkarlı Sözler

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Efkarlı Sözler bir araya getirdik. Efkarlı Sözler Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Beni yıpratan hayatın kahpeliği değil, insanların sahteliği.
Gecenin zifirisinde tozpembe hayallere dalmak aşkın en yalın hali olsa gerek.
İlk bakışta âşık oldun oldun adamım yoksa ikinci bakışta kimin ne mal olduğunu anlarsın.
Tutacak bir el bulamazsak bizde elimizi cebimize sokar yürürüz. Sıkıntı yok.
Aslında söylediklerimden çok sakladıklarımda gizliyim. En iyisi anlamak için konuştuklarımdan çok sustuklarıma kulak verin.
Seni sevmeyene asla sabır gösterme! Çünkü sabrının adı yüzsüzlük fedakârlığın adı eziklik sevginin adı kişiliksizlik olur.
İkimizi bir kefene saralar, bir kabirde sır olalım sevdiğim.
Düşme; düşünce sahili olmayan bir deniz olur dünya. Sığınacak bir liman bulamazsın.
Ey yar! Seninle ölmeye geldim. Ateşsen yanmaya, yağmursan ıslanmaya, soğuksan donmaya geldim.
Denize kıyısı var sanki yüreğimin hep serin hep rutubetli.
Sahtekâr çıkarken dürüst sandıklarımız acı sözler etmiş arkamızdan ağzını balla kapattıklarımız. Hepsi mız mız… Kötü konuşmuş ardımızdan adını iyi andıklarımız kurtlanmış topladığımız fındıklarımız.
Bir gün bir yerde tekrar karşılaşırsak eğer benimle yeniden tanış.
Gitsem ayrılık kalsam yalnızlık.
İnsan iki insanın yüzünü unutmaz; ihtiyaç anında yanında olanı zor zamanda yalnız bırakanı.
Bazen gözlerden yaş akmaz kalp ağlar sadece.
Erkeklerin kalpleri yerine cüzdanlarında yaşayan kadınlar ruhları yerine kalçalarının okşanmasına razı olmak zorundadır.
Gece uyuyamayan insanların gündüze sığmayan acıları vardır.
Dönüp dolaşıp zurnanın zırt dediği yere geliyorum. Neyse bir zırt alayım sol kulağa.
Bütün aşklar bir mucize olarak başlar ve çoğunlukla bir kâbus olarak sona erer.
Ben sadece üzgün olmaktan bıktım. Bir süreliğine başka bir şey hissetmek istiyorum.
Kaç kadeh kırıldı sarhoş gönlümde. Ne yaptıysam seni unutamadım.
Bunca vefasızlıktan sonra bazılarının ederi kalmadı artık gönlümde. Kaça deseler hiçe sayarım.
Parlatıcıyla aydınlanmaz gelecek fön çekince düzelmez hayat ve fondötenle kapanmaz yaralar.
Ben küçükken sinekleri yakaladıktan sonra kanadını kopartıp suda boğan insandım. Tabi ki bana zararın dokunduğunda benden korkabilirsin.
Var bir canımın acısı içime atıp içimden atamadığım.
Görünürde bir kusurumuz olmasa da birader. Kalbimizin damarları arkasında müebbet yemiş hayaller.
Olmayacak insanlarla kalıbını aşan hayaller kuruyoruz. Ama unutuyoruz. Ağaçtan maşa aptaldan paşa olmaz.
Tek dileğim ne biliyor musun? Gözlerimi kapamış senli hayaller kurarken gözlerimi açtığımda yanımda olman.
Bazen doğru olanı yapmak için en çok istediklerimizden vazgeçmemiz gerekir. Hayallerimizden bile.
Bazen doğruyu bilse bile yanlış anlamak ister insan.
Efkarın demir attığı liman yürektir.
Seni içimde yaşatmak için neleri öldürdüm bir bilsen.
Biliyorum imkânsızdı ama ben mucizelere çok inanmıştım. Yazık.
Gülmek her zaman mutlu olmak için değildir. Bazen öyle gülmeler vardır ki; en büyük acıları gizlemek içindir.
Umut; insanın vazgeçemediği illüzyon. Aynı anda en büyük güç ve en büyük zayıflık kaynağınız.
Rengârenk hayallerimiz vardı ama kapkara hayatlarımız ağır bastı.
Gönlüm deniz değil ki efkarım sahile vursun.
Başkalarının hatalarından ders alın. İnsan bütün hataları kendi yapacak kadar uzun yaşamıyor.
Yazdıklarımı okuyabilecek milyonlarca insan varken onları yazarken ne hissettiğimi anlayabilecek bir tek sen varsın. Bırak öyle de kalsın.
Yalnızım. Çünkü herhangi biriyle değil beklediğime değecek kişiyle devam etmeliyim bu yola. Can Yücel
Gidecek yerin kalmadığında zoruna gider hayat.
Bazen susmak gerekiyor acı dolu hayatı anlamak için.
Bakma ağır başlı dik kafalı asi sözlü olduğuma. Sol yanımda hep garip bir çocuk ağlar benim.
Kabullenmek kendi mezarına toprak atmak gibidir bazen.
Denize ilk kez giren çocuk masumiyetiyle seviyorum seni. Boğulacakmışım gibi.
Gönül yorgun düştüğünde, yürek dilsiz kalır.
Etrafım çok kalabalık ama hepsi merhabalık.
Mutsuzluk mutluluktan daha yaygındır. Kabullenmesi zor ama böyledir.
En son utanacağın şey ağlamak olsun.
Hayat adanmak için değil yaşanmak içinmiş. Bunu sana adadığım hayatı mahvettiğinde anladım.
Sanki bir şeyleri unutamayacak kadar eskimiş içim!
Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.
Ona sor bakayım! Küstüğümü biliyor muymuş? Yoksa kendi kendime mi gelin güvey oluyormuşum!
Ne gülünecek halime ağlıyorum ne de ağlanacak halime gülüyorum. Ne yaptığım belli değil beni bırakın siz devam edin.
Cesaret bir gaz pedalıdır ve korku da bir fren; hedefinize giderken ikisine de ihtiyacınız vardır.
Gittin mi büyük gideceksin ayrılık bile gurur duyacak seninle.
Yüreğiyle gelmeyen bahanesiyle gelir.
Her gün biraz daha artan sensizliğe kafa tuttum. Ama mutlu ol seni unutamadığım yerde kendimi unuttum.
Sevebiliyorum ama doğru insanı denk getiremiyorum.
Hayat: yaşayamadığımız belkiler yaşadığımız keşkeler ve içimizde tuttuğumuz neyselerden ibaret.
Tenine dokunabilmek mi? Hâşâ! Gözüm göz menziline girsin yeter. Hadi düş düşlerime; tutmayana aşk olsun.
Bir zamanlar aklımdan çıkmayan sen şimdi geçmiş zamanda biri olarak anlattığım oldun.
Hiçbir harfi sensiz bir cümleye kurban etmedim.
Yolların uzaklığı fark etmezdi seven yürek için. Bahaneler üretiyorsa gel vazgeç. Değmez üzülmeye yalan bir sevda için.
Aklıma geldiğinde hala gözleri dolan bir insanım. Sen beni çoktan unutmuşsundur diyorsun.
Birini ne kadar çok seversen sev hayat onu senden o kadar uzaklaştırır.
Beni benden alan şarkılar yapmışlar ama seni oradan alıp buraya getireni hala yok.
Her erkeğin göz bebeklerine gömülen bir kız vardır içinde olmayan ama efkârlanınca var olan.
Şurama batan diyor şair. Şurama batana özlem demeselerdi bıçak derdim.
Ucuz insanların üzerine kurulan hayaller size pahalıya patlar.
Seni hala nasıl sevebildiğimi anlayamıyorlar. Uğraşmayın boşuna ben bile bilmiyorum diyorum.
Ben umutlarımı boş kovanlara doldurdum. Acemidir aldığım nişanlar ben her aşkta kendim vurdum.
Dökmeye niyetim yok içimi zaten zor sığdırdım!
Defolu şehirlerde ihraç fazlası kadınlarsa payına düşen senden önce öpülmüş dudaklarda sana dair cümleler aramayacaksın.
Sustuğun anlar değil yutkunmak zorunda kaldığın anlar rahat bırakmaz.
Sonra geldin güldün papatya tarlası oldu çorak topraklar.
Garibim namıma Kerem diyorlar, hastayım derdime verem diyorlar. Aslımı eller almış haram diyorlar Maraşlı Şeyhoğlu satılmışım ben.
Çok pahalısın ulan mutluluk.
Bugün yine efkârım var dokunmayın bana. Küçük bir çocuk gibi huysuz ve çekilmezliğim. Her şeyden herkesten hatta canımdan bezmişliğim var.
Yolcu denmez her gidene herkes o yolun taraftarı olmayabilir. Hiçbir sürgün gittiği yolu sevmez mesela.
Söylesene bıraktığın düşü şimdi kim büyütecek?
Tespih gibi oldu acılarım çektikçe başa dönüyorum.
Ben yağmur yüklü bir bulutum kime çarpsam ağlarım.
Bilemezsin kim dost kim düşman. Bazen tuttuğun eldir seni arkadan vuran.
Ömrünü verecekmiş gibi hayatınıza girenler ömrünüzü alır giderler.
Yüzümün hep gülüyor olması yorgun olmadığım anlamına gelmez.