Memur Ve Emekli Maaş Zamları İle İlgili Sözler
Siyaset aleminde insaf bir hırsız feneridir, ne tarafı dilerse orayı aydınlatır.
Ne umduk ne bulduk önümüzdeki maçlara bakacağız.
Yüksek fikirlere hizmetkar olamayan, hakkı ile amir olamaz.
Makamına layık olan adam her ne yapsa makamına layık düşürür.
Halk yalanla avutanı hakikat ile korkutana tercih eder.
Herkes başkasına hakikatte kendi layık olduğu muameleyi uygun görür.
O makam göz dikmeye değer ki civarında hiçbir ahmak, hiçbir cahil ve hiçbir kalleş yaşayamasın.
Fikren emir olamazsan esir olursun; İkisinin ortası yoktur.
Bolca maaşlı bir memuriyet şekline girmedikçe büyüklerin teveccühüne aklım ermez.
Her fert kendi işine gelmeyen idareye keyfi yönetim isnat eder.
Tesadüfün yükselttiği adamlar hakikaten yüksek adamlardan daha yüksek görünürler.
Teşkilat şirazesine girince kargaşalık bile intizam kuvveti alır.
Elinden geleni yapmadığın müddetçe umduğunu bulamadığından şikâyette haksızsın.
Hal ve mevki ne kadar kötü olsa ahali iyimser idarenin taraftarıdır.
Doğalgaz ve elektriğe gelen kadar zam istiyoruz.
Hüküm, hükümdarın da olsa hak tebaanındır, çünkü hükümdar her hakkını tebaanın kuvvetinden alır.
Tebaasının tepesine her hükumet kılıç asar; İyi hükumetler onlardır ki astıkları kılıcı hissettirmezler.
Politika yarasa tabiatlıdır, çok aydınlıktan hoşlanmaz.
Emekli memur itiraf etti; kendi işini görmek herkesin işini görmekten daha güçmüş!
O zat hakiki bir irade adamıdır ki sırasında: “Pekiyi” ve sırasında “Olmaz” demeyi bilir ve hiçbir zaman rücu etmez.
Memur o zattır ki oturduğu yerde ilerlemek ister. Ne alaka şimdi bu söz ya?
Politikanın en bariz hedefi maliye lokantasında bol ziyafettir.
İyi giyin ama dikkat et ki kostümün senden üstün olmasın.
Esarete düşmeksizin itaat eden ve istibdada varmaksızın amir olabilir misin, emin ol ki kuvvetlisin.
YÖNETİMLE İLGİLİ SÖZLER
İyi adam dediğimiz kendimize en çok benzeyendir.
Ömründe hiç yalan söylememiş adama yalan söylemeye hiç kimse cesaret edemez, herkesin yalana cüreti öyle adam bulamadığı içindir.
Büyük adamlar memnuniyetle hizmet ederler, fakat kullanılmaya razı olmazlar.
Ehliyetleri ile yüksek makam kazananlara gıpta ederim. Kazandıkları makamdan dolayı değil, kazandıkları ehliyetlerinden dolayı!
XIV. Louis: Devlet benim!” dermiş. Diyebilsek hangimiz demezdik.
Yine bana hüsran yine bana kuş kadar maaş kaldı.
En ağır angarya, faydasızlığından emin olduğu işi vazife namına ifa etmek.
İş görmüş görünmek için yoktan iş çıkarmak da bir nevi idare maharetidir.
Gelişmeye riayet her hususta lazımdır, nur bile karşınıza birdenbire çıkarsa karanlıkta gördüklerinizi göremez olursunuz.