Sitem Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Sitem Sözleri bir araya getirdik. Sitem Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Sensiz olmak mı zor yoksa senin bir yerde yaşadığını bilerek yaşamak mı zor bence seni sensiz yaşamak zor be sevgili.
Bir dosta ve sıcak bir ele ihtiyacın olduğunda diğer elini tut. Kimseden fayda yok bu devirde.
Bazen çok seversin ve o ardına bakmadan çekip gider.
Ben yalnızca sevdiklerimden korkarım. Çünkü beni sadece onlar incitebilir.
Hani bırakmayacaktın ellerimi, hani gülecektik her acıya birlikte ey sevgili, şimdi kollarım boş soğuk ve sessizim sensiz.
Değmiyor bazen uğruna yorulduklarımız.
Cömert olmayınca malın, vefa olmayınca arkadaşlığın, karşılık olmayınca aşkın bir hayrı olmaz.
Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel. Bir emanet gibi geldikten sonra, yanımda olmanın ne anlamı kalır ki.
Merhaba sevdiğim. Ben sevmediğin bugün de mi geçmedim aklının o kıyılarından?
Her şey bana seni hatırlatıyor sensiz geçen zamanı durdurmak istedim ama olmadı seninle olan günlerime dönmek için ama zaman bile sensizliğe katlanamadı.
Beni seviyor gibi yapmasaydın inan bu kadar üzülmezdim.
Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.
Madem gidiyorsun bura son durak ne adres ne mektup ne resim bırak, kendinden bir parça bir cisim bırak, saçından birkaç tel ver de öyle git.
Alsalar da şu yaşla dolu gözlerimi yerlerinden… Çalsalar da haberim olmadan seni kalbimden. Eğer unutacaksa bu can çıkmasın bedenimden. Ölürsem söyleyin mezarıma gelmesin o sevmeyi bilmeyen.
İstenmediğim gönülde gölgemi bile bırakmam ben.
Benim kalbimi kırmak suya yazı yazmaya benzer, kırılan kalbimi düzeltmek gece doğan güneşe benzer. Sen o suya yazı yazmayı başardın şimdi güneşin doğmasını bekle.
Seni sevdim delice, her gece soruyorum kendime ya biterse diye, bitse de sevgin saygı duyarım gönlüne, üzülürüm sana böyle sevgili bulamazsın bu tarihte!
Yüreğimde müebbet aşkın emaneti… Gönlüm kırgın ve yaralı… Seni unuttum sanma bu gönül hala sana sevdalı ama bu yürek seni aramayacak kadar delikanlı…
Anlatamıyorum ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamıyorum ki.
Ay doğarken bir soğudun arkasından, gül yüzünde şişli bir esintiyle, akşamın göçüsüne hüzün serperek ve yağmurdan geceye perdeler çekerek beni düşün unutma…
Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam.
Dünya döndükçe sen hep bana dönmeye. Başını her yastığa koyduğunda beni görmeye. Her kahkahamda gözyaşı dökmeye. Ben yaşadıkça sen ölmeye mahkûmsun.
Şimdi ne bugünsün ne de yarın. Olsa olsa sadece yarım. Ya da eksilen yanım.
Bazen sadece seninle konuşsun istersin. Ama o herkesle konuşur, sana susar.
Bir gün hayatın bütün güzelliklerinden vazgeçip ölüme sessiz sedasız gitmek istersen, yanıma gel ki sana sensiz yaşamanın, sensiz olmanın ölüm olduğunu göstereyim…
Aşkımız şu üzerine yazılan bir masaldı, göz kırpımı kısalığında kelebeğin ömrü uzunluğundaydı. Kalbimizde bir ömür boyu çekeceğimiz yaralar bıraktı.
Hem yıllarca oyna gönül sahnemde hem perdeyi kapat en mutlu demde sitem oklarına hedef sinemde açtığın yarayı sar da öyle git.
Aramıza yollar, yabancı kollar, zor yıllar girdi, ümitlerimi, saf sevinçlerimi derken seni kaybettim bir iki sözle birkaç şarkıyı, adaletsiz yargıyı birde bu talihsiz yazgıyı kalbime kaydettim.
Sen çok sev de bırakıp giden yar utansın.
Dertlerin kalkınca şaha bir sitem yolla Allah’a görecek günler var daha aldırma gönül, aldırma.
Tek kişilik miydi bu şehir, sen gidince bomboş kaldı.
Karşılık beklemeden, sitem mitem etmeden razı olup her şeye, kapris mapris demeden sabah akşam gece gündüz hiç şikâyet etmeden, kulun oldum kölen oldum hiç başına kakmadan.
Ayrılığın resmini çizdim sarı odalara, yüreğimi soğuttum zemheri ayazında. Sonra uzun uzun rüzgârın gülüşünü seyrettim çaresizce. Ve gecenin en koyulaştığı yerde ölümü kucakladım masmavi yüreğimle…
Gitmek gerekir bazen fazla yormadan, daha çok bıktırmadan. Eğer vaktiyse ardına bile dönüp bakmadan.
Yanında olmayı geçtim, keşke biraz umurunda olsam.
Keşke sen ben olsan ve doyasıya sevmenin ne kadar zor olduğunu anlaşan, keşke ben şen olsam ve böylesine sevilmenin tadını çıkarsam…
Gül filizlendiği günden itibaren güneşe âşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.
Hayat akıp giderken avuçlarımdan eğilip yere toplayamıyorum yüreğimin kırıklarını şimdi sensiz gecelerde kayboldum hadi gel bul beni sevgilim.
Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.
Üzülme! En azından herkesle hayal kurmaman gerektiğini öğrendin.
Batık bir gemiymiş aşk limanında. Kader bu deyip de avutma beni ayrılık kapımızı çaldı sonunda senden son dileğim unutma beni.
Velhasıl kelam hissettiğin kadar kalbinde söyleyemediğin kadar dilindedir.
Ne azap ne sitem bu yalnızlıktan, kime ne, asılmaz duvar bendedir, süslenmiş gemiler geçse açıktan, sanırım gittiği diyar bendedir.
Beni ben yapan şeyler, seni sen yapmaya yetmeyebilir.
Bekleyiş bir özleyiş gönüldeki sitemli bir süsleyiş bin bir hisle sevmeli neden o çok sevene unut bekleme derler oysa seven ümitsiz olsa da bekler.
Güller anlatsın sana olan sevgimi, güller anlatsın yalnızlığımı, çaresizliğimi? Yavaş yavaş eriyen yüreğimi güller anlatsın ben anlatamadım?
Ben gelmeden evvel nasıldın, nasıl? Şimdi kovuyorsun, bitti o fasıl. Ahde vefa yok mu, bu mudur usül? Yüreğin attıkça beni hatırla!
Ne üzgünüm ne de kırgınım. Yorgunum sadece. Kendime bile tahammül edemezken, nasıl katlanayım kendini bilmezlere.
Hayatta gözyaşlarımı hak edecek bir insan görmedim. Ya benim gözyaşlarım gereksiz ya da uğruna gözyaşı döktüğüm insanlar değersiz.
Kulaklarım çınladı. Yine kime seni seviyorum dedin?
Sensiz geçen zamanda ilerliyorum bir başıma ve yokluğun yanı başımda yaşlı gözlerle bakıyorum fotoğraflarına bu soğuk odamda.
Sen susunca çok yoruluyorum! Acaba neyi anlatmıyorsun.
Sakın sevme beni. Arkadaş kalmak daha iyi… Hiç başlamayalım bak. Güzel günler olacak tamam eğleneceğiz pekguzelsozler.com ama sonumuz yine aynı olacak. Sevgin bitecek. Gerek yok ağlamaya. Acıya gerek yok kısacık ömrümüzde. Anlıyorsun değil mi?
Aşkın bitmiş olsa da hiç sevmesen de beni çok aldattın hoş görmesem de bir şeyler bulmuştum ben o sevginde bekliyorum bir gün dönersin diye.
Beni çok çabuk unutmuş olabilirsin, olsun. Bilirsin severim balıkları.
Sensiz geçen günler bana acı dolu senin yokluğun sonum oldu gün doğmaz geceler olmaz oldu anladım ki bu hayat sensiz yaşanmaz oldu. Neredesin ey sevgili.
Madem kovdun; gidiyorum bak, hadi; hesap et, kim kimin hakkını yedi? Bu rahatlık size gökten inmedi, yan gelip yattıkça beni hatırla!
Biri de çıkıp demiyor ki sen yalnız değilsin, ben varım.
Yâr yâr! Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar, değirmen misali döner başım, sevda değil bu bir hışım, gel gör beni darmadağın…
Sen bilirsin her gün birinin hayaliyle yaşamayı aldatılmanın acısını sevdiğinin başkasının olmasını senin yerine başkasına aşkım demesini sen ne bilirsin sevgilim deli gibi sevmesini…
Bugün seni seviyorum, yarın da bir neden bulur severim. Daha sonra seni yeniden keşfeder yeniden severim. Benim senden başka işim yok ki…
Bu hayatı çekilmez yapan biz değil, sadece karşımızdakilerin vaat ettikleri yalanlara kapılmamızdır.
Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.
O artık benim için bir ölüdür demişsin seni bunca sevene acı bir sitem mi bu ayrılıklar içinde taş mı kesildi kalbin hiç unutmam dediğin günleri unuttun mu?
Bana bir günün yirmi dört saat, bir saatin atmış dakika ve bir dakikanın atmış saniye olduğu öğretildi ama sensiz geçen bir saniyenin sonsuzluk kadar uzun olduğu öğretilmedi.
Sonra birbirimize iyi geceler demeden uyumaya başladık. En acısı da buydu.
Gel diyemiyorum ama yine de bekliyorum!
Ben ne yaptım kader sana, mahkûm etti beni bana, her nefeste, bin sitem var, şikâyetim Yaradan’a, şikâyetim Yaradan’a.