William Golding Sözleri

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak William Golding Sözleri bir araya getirdik. William Golding Sözleri Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler; düzgün bir ilişki kurulamıyordu aralarında.
Yaşamak hiç bir şeye benzemez. Çünkü her şeyi içine alır. Destek almadan üretilen düşünceler için fazla incelikli.
Aslına bakarsanız içimde renksiz ve sıkıcı bir insan yatıyor. Akıllı olmaktan ziyade, iyi olmaya yatkınım ben.
Dünlerim benimle birlikte yürüyor.
Cahilliklerini bilmenin utancı içindeydiler ve bilgisizliklerini nasıl açıklayacaklarını da bilemiyorlardı.
Bütün sistemleri bir dizi kullanışsız şapka gibi duvara astım. Hiç biri de bana uymuyor.
Sevgilin geçmişini sormuyorsa; merak etmediğinde değil, sıranın kendi geçmişine geleceğini bilmesindendir.
Gerektiği gibi davranmazsanız, gelip sizi kurtaracaklarını ummaya ne hakkınız var.
Erkekler güzel kadınları severler ama kadınlar sevdiği erkekleri yakışıklı bulurlar.
Her şeyin bir doktoru vardır. Kafanızın içinin bile bir doktoru vardır.
Zihninin bir köşesinde titreşen bir anı vardı ve onu zihninde sorgulayabileceği bir noktaya taşıyamıyordu.
Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler.
Bir erkek seni mahvetmeye yemin ettiyse; merak etme, içer ve kendine eder; ama bir kadın yemin ettiyse kesinlikle mahveder.
Bıraktığın yerde olabilirim; ama bıraktığın gibi değilim.
Tarih insanların bir hiç hakkında yazdıkları bir hiçtir.
Her kadına sahip olmaya çalışan adam bir kadına hasret kalır; bir kadına sahip olan adam, her kadını kendine hayran bırakır.
Umut doğuştan gelen karamsarlıkla mücadele içindeydi.
Onlar adımlarını bana uyduran ve omzumun üzerinden beni izleyen gri yüzler.
Çabuk duygulanır, geç akıllanırım. Ben böyleyim işte.
Kimse bana yaşamak isteyip istemediğimi sormadı. O halde bana kimse nasıl yaşamam gerektiğini söyleyemez.
Bir elinde gücü, diğerinde ihtişamı temsil eden kırbaç ve asa tutan, çifte taç la taçlandırılmış insanlar gördüm.
Birçok insan bugün hayatta olmanın bedensel ve dünyevi zevklerini bilir ve yargılamaz. Bir tek ben yargılanması tamamlanmış olarak cennette olmamanın üzüntüsünü duydum.
Ne olduğumuzu biliyoruz ama ne olacağımızı bilemeyiz.
Birinden korkunca ondan nefret edersiniz ama boyuna da düşünüp durursunuz onu. Kendi kendinizi aldatırsınız; aslında kötü değildir dersiniz. Ama onu görünce, tıpkı nefes darlığına tutulmuş gibi olursunuz, soluk alamazsınız.
Bir kadın, erkeğin gölgesinde yaşamayacak kadar akıllı; ama o gölgede dinlenmeyi bilecek kadar duygulu olmalı.
Pazar meydanında, sayfalarının köşeleri katlanmış ve rengi soluk mora dönmüş kitapların şükranlarını sunarcasına dolup taştığı tezgahlar boyunca yürüdüm.
Eğer bitmiş bir şey sana acı veriyorsa, duyduğun acı o şeyin kendisinden değil; verdiğin değerin ona değmemesidir.
Sevdiklerinize zaman ayırın, yoksa zaman sizi sevdiklerinizden ayırır.
Bir yara izinin nasıl olup da ışıldayan bir yıldıza dönüşebildiğini anladım; uçuşan kor taneciklerinin mucizevi ve ulvi bir devinimle düşüşünü hissettim.
En büyük düşünceler, en basit olanlarıdır.
Ah evet, söylemek başka yapmak bambaşka bir şey.
Kusurlarımızın bizi birbirimize işkence etmeye zorladığını görmüyor musun?
Bana göre biz o zamanlar cennette dolanan iki algı noktasıydık. Masumiyetimizin derecesini ise sadece tahmin edebilirim, yeniden tecrübe edemem.
Cesaret yoksa zafer de olmaz.