Damardan Sözler

2026, Sizler için aşağıda birbirinden güzel paylaşılacak Damardan Sözler bir araya getirdik. Damardan Sözler Kısa, etkileyici, anlamlı ve çok güzel sözlerle sevginizi ifade edebilir, duygularınızı en özel şekilde paylaşabilirsiniz. Bu sözleri Instagram, WhatsApp, Facebook, X gibi sosyal ağlarda sevdiklerinizle paylaşarak beğeni toplayabilirsiniz.



Terkedilen çabuk büyür, hüzün kalana düşse de pişmanlık hep gidenin payına!
Kimin gerçeği olursan ol. Artık hayalim bile değilsin!
İnsanların seni en çok sevdiği zaman, onların işine en çok yaradığın zamandır. Bukowski
Yalnızlığımızla çoğalıp kalabalığımızla eksiliyoruz. Ve öylesine kalabalık ki yalnızlığımız; ne yana dönsek kendimize çarpıyoruz.
Bana hoşlandığı adamı anlattı, bende sevdiğim kızı dinledim.
Verdiği umudu geri alan, aldığı ahı da güle güle kullansın!
Mevsimin suçu yok. Yokluğun soğuk.
Kaybedecek neyim kalmış ceylan gözlüm bu dünyada? Ya sen ya hiç bundan sonra!
Kendinden geçeceksin unutmak için ama yine de unutamayacaksın. Gözlerini kapatıp uyumaya çalışacaksın ama uyuyamayacaksın ve sadece dalıp gideceksin.
Yetimhanede yaşayan küçük bedenlerin, ranzalarına yazdıkları “anne” kelimesi kadar masum olmalı aşk.
Kalemimin kurşunu bitmiş, öldüremiyorum seni.
Ruhunda aldatmak varsa, bedenin gözümden düşmüştür.
Öyle yorgun ki hislerim. Artık sana karşı bir şey hissetmeye bile dermanı yok.
Kaçınız, çırılçıplak bedenler karşısında yalnızca gözlere baktınız. Sorsalar, güya hepiniz aşıktınız.
Üzülmem mi sanıyorsun yürek ağlar gözden önce.
Unutulmak kadar acıdır bazen yaşamak.
Kalbin kemiği yok diye kırılmaz mı sandın?
Neden sonra farkına varıyor insan ayağına takılan bütün taşları, yoluna kendi döşediğinin!
Suç benim değil ki. Şiir kokuyordu bakışların. Yazmamak gözlerine ihanet olurdu.
Dünyanın ne kadar küçük olduğunu , “Seni dünyalar kadar seviyorum” deyip de gidenlerden öğrendim.
Cinayet saati neredeydin diye sorarlarsa unutma ‘gidiyordum’ diyeceksin.
Gözlerinin ‘kahve’sinden koy ömrüme, kırk yılın hatırına ‘sen’de kalayım!
Sen bana mı soruyorsun yalnızlığı sever misin diye? Ben ki; ‘çayı bile iki şekerli içerim, birlikte erisinler diye’.
Gel beraber alalım nefesimizi sevdiğim, sensiz boğazımdan geçmiyor. Ahmet Arif
Dertlerimin, acılarımın içinde seni düşünerek mutlu oluyorum, sen benim ilahımsın ve bundan gurur duyuyorum.
Beni kaybetmeyi başaranı asla kazanmak için uğraşmam.
Kaderim gülseydi bir kere, gerek duyar mıydım böyle damardan sözlere.
Kahpeliğin okulu yok ama nedense mezunu çok.
İntihar köprüsü gibiyim bu günlerde, gözümden de, gönlümden de düşen düşene.
Sevmek bazen vazgeçmektir. Kimine göre gidenden, kimine göre kendinden.
Hayatta iki şeyi çok iyi bileceksin. Benimsen kıymetini, değilsen haddini.
Tutacak el bulamazsak biz de elimizi cebimize koyar yürürüz, sıkıntı yok.
Zor mudur gözlere bakarken aşkı görmek? Yoksa sadece aşk mıdır gözlerdeki tek gerçek?
Susmak kabullenmek değil, cevaptır. Eğer insan kısa cümleler kuruyorsa, uzun yorgunlukları vardır.
Bir zamanlar esen rüzgâra bile meydan okuyan gençliğim. Şimdi ise rüzgârda savrulan bir yaprak gibiyim.
Bazen ne kadar uzağa gidersen git, yüreğin hep bıraktığın yerdedir.
Ölürsem beni yârimin kalbine gömün. Mekânım cennet olsun.
Toprak gibi sessiz olduğum an bil ki, şimşek gibi gökte gürlüyor feryadım!
“Neyin var?” Sorusuna, “Sen yoksun!” diyesim var. Bildiğin gibi değil.
Bilseydim dünyanın keşkelerden kurulduğunu küçükken ne olmak istiyorsun diye sorduklarında mutlu olmak istiyorum derdim!
Seni hatırlatan her şeyde, katledilmiş mutluluklarım var. Her gülüşüm kanla karışık yağmurlu şimdi.
Sustuğum yerde sen varsın. Konuştuğum yerde özlemin.
Artık hayat, küçükken oynadığım kutu kutu pense’ye benziyor nerdeyse. Çünkü herkes bir bir arkasını dönüyor sadece.
Birçok kişi aşkın yalan olduğunu düşünür. Eğer aşk yalansa, neden acısı bu kadar gerçek.
Ekmeğime hoşça kal sürdün ya sen, ben şimdi ‘aşk’ karınla; sana, ne şiirler yazarım.
Uzaktan görenler diyor ki ”duygusuz”. Duygusuz olduğum için mi gözlerim kaç zamandır uykusuz.